GoFrm - Go-Forum Türkiye C⋆  

Geri git   GoFrm - Go-Forum Türkiye C⋆ > Tatil, Gezi, Seyahat, Turizm > İl il tatil yöreleri

Cevapla
 
Konu Araçları Arama Stil
Alt 08-11-2009, 00:46   #1
*SuperGaZi
Administrator
 
*SuperGaZi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Bulunduğu yer: Paris
Mesajlar: 62.372
Teşekkürleri: 2.048
2.270 mesajına 2.760 kere teşekkür edildi.
*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough
Standart Adana Nasıl Gidilir Ne Yenir Nerde Kalınır Resimleri

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü:
17.253 km²
Nüfus:
1.934.907 (1990)

Adana ilinin ilçeleri; Seyhan, Yüreğir, Aladağ, Ceyhan, Feke, İmamoğlu, Karaisalı, Karataş, Kozan, Pozantı, Saimbeyli, Tufanbeyli ve Yumurtalık' tır.

Aladağ: Adana'ya 105 km. uzaklıkta olan bu ilçede antik devirden kalma bir ören yeri ile harap Ortaçağ kalesi, Akören beldesindeki Kırık Kilise harabeleri çok önemlidir. 40 km mesafedeki Acısu içmesi, Meydan yaylasında Bığbığı mağarası bulunmaktadır.

Ceyhan: Adana il merkezine 47 km uzaklıktadır. Adana-Ceyhan karayolu üzerinde 700 m. uzunluğunda dört cepheli masif kaya üzerinde etkileyici görünümlü Yılan Kale, Ulucami, Mecidiye Cami ve Durhasan Dede Türbesi ilçenin önemli turistik değerleridir. Yılankale'nin güneybatısında, Sirkeli Höyüğü vardır.Höyüğün Ceyhan nehrine bakan kuzey kayalıklarında Hitit Krallarından Muvattali'nin sakallı ve uzun elbiseli rölyefi görülür. Anadolu'nun en eski Hitit kabartmasıdır. Kurtkulağı Beldesi'nde bulunan Kurtkulağı Kervansarayı 1693 yılında yapılmış olup eski Halep kervan yolu üzerindedir. Kervansaray 'da yörenin etnografik eserleri sergilenmektedir.

Feke: İl merkezine bağlı Tepe Mahallerinde 1945 yılında Bizans tapınağının zemin mozaikleri ortaya çıkarılmıştır. Feke kalesinin 12. yy.da Bizanslılar veya Selçuklular tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Rafting için ülkemizin en elverişli ırmaklarından olan Göksu, bu ilçede bulunmaktadır. Ayrıca çok sayıda yaylalar vardır.

İmamoğlu: İl merkezine 45 km. uzaklıktaki ilçenin önemli turistik değeri İmamoğlu Yeraltı Şehridir.

Karaisalı: İl merkezine 47 km. mesafede bulunan ilçenin 8 km. kuzey batısında Milvan Kale, 17 km. batısında 1912 yılında Almanlar tarafından yapılan Alman KöPage Rankingüsü, 12 km. güneyinde Altınova köyü yakınlarında tarihi İpek Yolu güzergahında Kesiri Han önemli tarihi eserleridir. YerköPage Rankingü mesire yeri ve Kızıldağ Yaylası görülmeye değerdir.

Karataş: İl merkezine 47 km. mesafedeki ilçe coğrafi konumu ile İlk Çağda büyük önem taşımış bir şehirdir. Magarsus adıyla anılan bu kent bugünkü yerleşim yerinin 5 km. batısında yer almaktaydı. Karataş'ta Osmanlılardan kalma iki han vardır. Ramsar sözleşmesinde yer alan Akyatan Gölü ve Kuş Cenneti bu ilçededir.

Kozan: İl merkezine 72 km. mesafededir. Kozan Kalesi, Asurlular tarafından yapılmıştır. Önemli eserlerinden biri olan Hoşkadem Cami 1448 yılında Mısır Kölemen Sultanı Abdullah Hoşkadem tarafından yaptırılmıştır.

Kozan'ın 22 km. güney doğusunda Dilekkaya köyünün 2 km. uzağında bir ada gibi yükselen tepenin üzerinde Anavarza şehri M.Ö. 9. yüzyılda Asurlular tarafından kurulmuştur. Kaya mezarları, kilise, sarnıç gibi eserler bugüne ulaşan kalıntılardır. Ayrıca 18 çeşit deniz hayvanını gösteren Anavarza mozaikleri bulunmaktadır. Kozan ilçesine 10 km. uzaklıktaki Dağılcak, mesire yeri ve yaylaları ile ünlüdür.

Pozantı: İl merkezine 116 km. mesafededir. Coğrafi konumu nedeniyle tarihte önemli olaylara sahne olmuştur. Eski ve yeni Anakşa kaleleri, Torosların en önemli geçidi olan Gülek Boğazı'nın girişindedir. Gülek boğazı ile Tekir yaylası arasındaki Kızıltabya ve Aktabya kaleleri ilçenin önemli turistik mekânlarındandır.

Saimbeyli: Adana il merkezine 156 km. mesafededir. Eski adı Haçin'dir. Burada Orta Çağda yapılmış kale ve kiliseler bulunmaktadır.

Seyhan: İlçenin bulunduğu yöre, pek çok uygarlıklara sahne olmuştur. İlçenin başlıca eserleri Büyük Saat Kulesi, Taş KöPage Rankingü, Yağ Cami ve Medresesi, Hasanağa Cami, Kemeraltı Cami, Ulu Cami Külliyesi, Yeni Cami, Çarşı Hamamı, Bebekli Kilise (Kilisenin tepesinde tunçtan yapılmış Meryem Ana heykelinin bebeğe benzemesi nedeniyle bu ad verilmiştir.) dir. Ayrıca Eski Adana Mahalleleri ve evleri görülmeye değerdir.

Tufanbeyli: İl merkezine 200 km. mesafededir. İlçenin 20 km. kuzeydoğusunda Hititlerin dini merkezi konumunda olan "Şar" kenti Hieropolis ve Çomana adları ile tanınır. Romalılardan kalma açık hava tiyatrosu, Bizans kilise kalıntısı, ana tanrıça tapınağının kapısı olduğu sanılan Alakapı antik şehrin sağlam kalmış yapılarıdır. Şar harabelerinin güneyinde Doğanbeyli köyü yakınında höyükler, batıda Hanyeri yakınında Hitit anıtı önemli eserlerdir.

Yumurtalık: İl merkezine 81 km mesafededir. İlçenin en önemli eserleri Ayas ve Atlas kalesi, Süleymaniye Kulesi ve Marko Polo İskelesidir. Akdeniz'de kıyısı bulunan ilçenin balıkçı barınağı bulunmaktadır.

Yüreğir: Yüreğir'in en önemli eseri Ceyhan nehri kıyısında bugün Yakapınarı'nın bulunduğu yerde kurulan Misis Antik Kenti, Roma ve Memluk Döneminde önemini korumuştur. Ceyhan nehri üzerinde 4. yüzyılda Bizans imparatoru Flauius Constantinus tarafından yaptırılan Misis KöPage Rankingüsü'nün yakınındaki mozaikler, Roma bazilikası, su kemeri, stadyum, hamam, kervansaray ve mescit görülebilir.

NASIL GİDİLİR?

Karayolu: D-400 Karayolu ve uluslararası TEM otoyolu ile Adana'ya ulaşılır. Ankara' dan Aksaray , Pozantı üzerinden 472 km, İzmir'den Afyon Konya Ereğli üzerinden 873 km. İstanbul'dan Bolu, Ankara, Aksaray Pozantı 909 km sonra Adana'ya ulaşılabilir. Şehir merkezine uzaklığı 5 km. olan otogardan, Türkiye'nin her yerine otobüs seferleri bulunmaktadır.

Otogar Tel: +90 322 428 20 47

Demiryolu: Adana demiryolu ile İç Anadolu , Antep ve Mersin'e bağlıdır. Adana Garının şehir merkezine uzaklığı 1 km.' dir.

İstasyon Tel: +90 322 453 31 72

Havayolu: Havayolu Şakirpaşa Hava Limanı'ndan sağlanmaktadır. 2750 x 45m² ebadında her türkü gövdeli uçağın iniş ve kalkışına uygun bir piste sahiptir. Şakirpaşa Hava Limanı uluslararası trafiğe açıktır. Tarifli ve düzenli seferlerle direk olarak Almanya, K.K.T.C. ve Arabistan'a İstanbul üzerinden de tüm dünya ülkelerine dış hat seferleri yapılmaktadır. Yaz aylarında trafik yoğunluğuna paralel olarak charter seferleri bulunmaktadır.

Havalimanı Tel: +90 322 435 42 01
THY +90 322 435 91 75

Denizyolu: Adana il sınırları içerisinde uluslararası petrol ve yük taşımacılığına açık BOTAŞ Limanı ve Toros Gübre Fabrikaları Limanı bulunmaktadır.

TARİHÇE, COĞRAFYA

TARİHÇE

1950’den sonra yoğun bir gelişme gösteren kentin yerleşim tarihi Tepebağ Höyüğü’ndeki surlarla çevrili yerleşim ile Neolitik Çağ’a inmektedir. Kent prehistorik devirlerden itibaren Anadolu’yu Gülek Boğazı ile Tarsus’a bağlayan yol üzerinde olduğundan önemlidir.

Hitit İmparatorluğu yıkıldıktan sonra kurulan Geç Hitit Krallığı sınırları içinde kalan bölge daha sonra sırasıyla Assur, Pers ve Büyük İskender’in egemenliğine girmiştir. İskender’in ölümünden sonra önce Seleukoslar, M.Ö. 66’da da Romalı Konsül Pompeius tarafından ele geçirilmiştir.

Roma ve Bizans devirlerinde önem kazanan kent, 704’te Araplarca ele geçirildiyse de 9. yüzyılda tekrar Bizans egemenliğini tanımıştır. 11. yüzyıl sonunda Selçukluların, 14. yüzyıl ortalarında da Memlukluların egemenliği görülmektedir.

Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi sırasında Osmanlı topraklarına dahil olmuştur. 1833’te Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’nın işgaline uğrayan kent, 1840’ta Londra Antlaşması ile yeniden Osmanlı yönetimine girmiştir.

1867’de kurulan Adana vilayetinin merkezi olan Adana, I. Dünya Savaşı’nın ardından Fransızlar tarafından işgal edilmiştir. Fransızlar 5 Ocak 1922’de Adana İtilafnamesi hükümleri uyarınca kenti boşaltmışlardır



COĞRAFYA

Adana Seyhan nehrinin her iki yakasında kurulmuş, Akdeniz de yaklaşık olarak 160 km. kıyısı bulunan, nüfus büyüklüğü açısından Türkiye'nin 4. ilidir. Adana, kuzeyden Kayseri, kuzey batıdan Niğde, batıdan İçel, doğudan Kahramanmaraş ve Osmaniye, güneybatıdan Hatay il sınırları ile çevrilidir.
Adana'da coğrafi yapıya uygun olarak dağlık ve ovalık kesimde iklim değişiklik göstermektedir. Ovalık alanın iklim yapısı Akdeniz iklimidir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır. Dağlık alanlarda ise kara iklimi hakimdir ve kışın yağışlar kar şeklindedir.

ÖREN YERLERİ

Anavarza (Dilekkaya Köyü) Ören Yeri: Roma İmparatorluğu döneminde Caesarea ad Anabarsum olarak anılan yer, Adana İli Kozan İlçesi'nin 28 km. güneyindedir. Antik şehir duvarlarının hemen dışına kurulmuş küçük köyün ismi Dilekkaya' dır.

Tufanbeyli - Şar Ören Yeri: Toros Dağları üzerinde Adana’ya 210 km. uzaklıktaki Tufanbeyli ilçesinin 20 km. kuzeydoğusundaki Şar Köyü’nde yer almaktadır. Şar, Hitit döneminde “Komana” adıyla bilinen önemli bir merkezdir. Ayrıca Roma devrinden kalma açık hava tiyatrosu, Bizans devrinden kalma kilise ve mermer bloklardan inşa edilmiş 6 m. boyundaki "Ala Kapı" görülmeye değer eserlerdendir.

Misis (Yakapınar) Ören Yeri: Misis antik kenti, Ceyhan Nehri kenarında, tarihi İpek Yolu üzerinde kurulmuş, Adana’dan sonra gelen ikinci bir geçit durumundadır. Misis'in tarihi, antik kentin üzerinde bulunduğu ve Neolitik Çağ’a tarihlenen höyük ile başlar. Misis’i Truva kahramanlarından Mopsos’un kurmuş olduğu söylenmektedir. Hitit, Assur, Makedonya ve Seleukosların eline geçmiş, Roma ve Bizans devirlerinde de önemli bir merkez olmuştur. M.S. 8. yüzyıldan itibaren Abbasiler döneminde yeniden imar edilmiştir



1517 yılından sonra Osmanlı Devleti’nin hâkimiyetine girmiş olan Misis’te bugün ayakta kalmış olan eserler M.S. 4. yüzyıla ait bir bazilikanın mozaik taban döşemeleri, dokuz gözlü bir taş köPage Rankingü, akropoldeki surlar, sukemerleri ve hamam kalıntıları ile Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalan Havraniye Kervansarayı ve tek kubbeli mescittir.

Magarsos Ören Yeri: Adana’nın sahil ilçesi Karataş’ta Dört Direkli mevkiindedir. Antik Kilikia’nın önemli kentlerinden olan Mallos’un dini merkezi olan Magarsos, tapınaklarıyla tanınmış, özellikle Büyük İskender’in dua ettiği Athena Tapınağı ile ün kazanmıştır. Deniz boyunca uzanan şehir surları, tiyatro, stadium, kilise ve hamam kalıntıları ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir.

Ayas (Aigaiai - Yumurtalık) Ören Yeri: Kurulduğu tarih tam olarak bilinmeyen Ayas (Aigaiai) antik kenti Helenistik devirde Bergama’daki gibi dünyanın üç asklepieion tapınağından biri ile ünlü idi. Roma imparatorluk döneminde gelişmesini devam ettiren Ayas, Ortaçağ’da doğunun Akdeniz’e açılan en önemli liman kentlerinden biri olmuştur.

Özellikle Ceneviz ve Venedikli tüccarlar Aigaiai Limanı’nda koloniler kurmuşlardır. Ünlü seyyah Marco Polo Çin seyahati için 1268 yılında bu limandan karaya çıkmış, seyahatini tamamladıktan sonra yine bu limandan gemiye binip Venedik’e dönmüştür. Ayrıca Ayas ve Atlas kaleleri, Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaptırılan üç katlı gözetleme kulesi, Osmanlı ve Roma hamamları kentin tarihi zenginliğini artırmaktadır.

Akören Ören Yeri: Toroslar üzerindeki Aladağ ilçesinin bir beldesi olan Akören yeni tespit edilmiş bir ören yeridir. Yapılan araştırmalara göre iki mahalleden oluşan ören yerinde ayakta kalmış dört adet kilise, yapı kalıntıları ve caddeler saptanmıştır. Kazılardan elde edilen yazıtların incelenmesinden burasının Roma devrinden beri yayla olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Ceyhan-Sirkeli Muvattali Kabartması ve Ören Yeri: Eski Misis-Ceyhan karayolu üzerinde yer alan Sirkeli köyünde Ceyhan Nehri kenarında bir kaya kütlesinin üzerinde bulunmaktadır.

Yakında Sirkeli Höyüğü bulunur. Hitit İmparatoru Muvattali, Mısır Firavunu Ramses ile yaptığı ünlü Kadeş Savaşı’na giderken buraya uğramış ve bu olaydan sonra Hititler tarafından bu yerin kutsallığına inanılmıştır. Muvattali kabartması Anadolu’daki en eski Hitit kabartması olması ile de ayrı bir öneme sahiptir.

Tepebağ Evleri: Eski Adana evleri, aynı adlı Tepebağ Höyüğü'nün üzerinde ve eteklerindedir. Tarihi sur içindeki Adana şehrinin yüzlerce yıllık kültürü burada saklıdır. Tepebağ Evleri'nin çoğu 18. yüzyılda yapılmıştır.
*SuperGaZi isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-11-2009, 00:47   #2
*SuperGaZi
Administrator
 
*SuperGaZi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Bulunduğu yer: Paris
Mesajlar: 62.372
Teşekkürleri: 2.048
2.270 mesajına 2.760 kere teşekkür edildi.
*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough
Standart

KALELER

Yılan Kale: Misis ile Ceyhan arasında, ovaya hâkim bir tepe üzerindedir. İç Anadolu’dan gelip Gülek Boğazı yoluyla Adana, Misis, Payas ve Antakya’dan geçen tarihi istila ve kervan yolunun üzerinde bulunan kale, dağ kaleleri zincirinin ilk halkasıdır. Halk arasında “Şahmeran Kalesi” olarak da bilinen kalede Şeyh Meran adlı bir kişinin yılan yetiştirip terbiye ettiği söylentisi yaygındır.

Dumlu Kalesi: Ceyhan’ın 17 km. kuzeybatısında Sağkaya bucağının Dumlu (Tumlu) köyünün batısında ve 75 m. kadar yükseklikteki sert kalkerli bir tepe üzerindedir.

12. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Çevresi 800 metredir. Sekiz burçludur. Ovaya bakan doğu köşesinde gözetleme kulesi bulunmaktadır. Tek kapısı doğuya bakmaktadır. Kale içerisinde yapı kalıntıları ve sarnıçlar yer almaktadır. Tepe etrafında kaya mezarları görülmektedir.

Kozan Kalesi ve Manastırı: Assurlular tarafından yaptırılmıştır. Kozan Kalesi (Sis) tarihi yol üzerinde stratejik yönden önemli bir konumdadır.

9. yüzyılda Abbasilerin, 11. yüzyılda Selçukluların ve daha sonra Haçlıların eline geçmiştir. Her üç yılda bir yapılan vaftiz yağı çıkarma törenleri nedeniyle, Hıristiyan dünyasının önemli merkezlerinden olmuştur

KONAKLAR

Ramazanoğlu Konağı: Ramazanoğlu Halil Bey tarafından 1489 yılında yaptırılmıştır. Üç katlıdır ve kesme taştandır. Adana’nın en eski ev örneklerindendir. Harem bölümü ayakta olup, selamlık kısmı yıkılmıştır. Daha sonraki yıllarda tüccarların tuz pazarı kurması nedeniyle “Tuz Hanı” adı verilmiştir.

CAMİ VE KİLİSELER

Akça (Ağca) Mescit: Adana’nın en eski Türk yapısı olan Akça Mescit, 1489 yılında Türkmen Beyi Ağca tarafından yaptırılmıştır. Kapısı ve mihrabı göz alıcı üç sıra taş mermerle kaplıdır.

Bebekli Kilise: 1880-90 yılları arasında yapılan kilisenin esas ismi Saint Paul’dür. Kilisenin tepesinde Meryem Ana’nın 2.5 metrelik tunç heykeli bulunmaktadır. Heykelin bebeğe benzemesi nedeniyle halk arasında Bebekli Kilise olarak bilinir.
Büyük Saat Kulesi: Tarihi Ulu Cami Külliyesi içinde, 1882 yılında Vali Abidin Paşa tarafından yaptırılmıştır. Kesme taştan dikdörtgen kesitli 32 m. yükseklikte bir kuledir. Resmi dairelerin zamanlarını ve ezan vakitlerini göstermek için yapılmıştır.



Ulu Cami ve Külliyesi (Ramazanoğlu Cami-Merkez): Ramazanoğlu Beyliği döneminin ünlü beylerinden Halil Bey tarafından 1507 yılında yaptırılmıştır. Külliye; cami, medrese, türbe (Halil Bey Türbesi), vakıf sarayı olarak adlandırılan harem dairesi ve Tuz Hanı da denilen selamlıktan oluşmakta olup, karemsi plan üzerine kurulmuştur.
Kla*** Osmanlı camilerinden farklı olarak kitle etkisi çok fazla dikey olmayan Ulu Cami, Memluk ve Selçuklu üsluplarını yansıtmaktadır.
Cami, mimarisi ile olduğu kadar, taş işçiliği, renkli taş ve İznik çini süslemeleri ile de ünlüdür. Kare ve altıgen plakalar halinde, sıraltı tekniği ile yapılmış olan ve izleyenlerde hayranlık uyandıran çini süslemelerde, dönemin özgün renklerine uygun olarak, beyaz zemin üzerine turkuvaz, lacivert ve kırmızı hakimdir.

Yağ Cami (Eski Cami-Merkez): Saint Jacques Kilisesi'ne ekler yapılarak 1501 yılında Ramazanoğlu Halil Bey tarafından camiye çevrilmiştir. Halil Beyin oğlu Piri Mehmet Paşa, 1525'de minaresini, 1558'de de medresesini yaptırmıştır. Selçuklu Ulu Cami mimarisi tarzındadır.

Hasanağa Cami (Merkez): 1558 yılında Piri Mehmet Paşa zamanında Hasanağa (Hasan Kethüda) tarafından yaptırılmıştır. Kla*** devir (1501-1703) cami tipinin Adana'daki tek örneğidir. Planının Mimar Sinan tarafından yapıldığı söylenmektedir.

Hoşkadem Cami (Kozan): 1448 de Memluk emiri Abdullah Hoşkadem tarafından yaptırıldığı kitabesinden anlaşılmaktadır. Oldukça görkemli bir yapıya sahip cami, dikdörtgen planlıdır.

Kurtkulağı Cami (Kurtkulağı Köyü-Ceyhan): 1601 yılında Haydar Ağa adlı bir hayırsever tarafından yaptırılmıştır. 1659 da Mimar Mehmet Ağa tarafından onarılmış ve ön tarafta duvarlarla çevrili avlunun bir kısmı eyvana dönüştürülmüştür.

Boyutlandırma uyumu, özellikle eski minarenin ana yapı ve kubbelere oranı ile, Türk Mimarisi içinde ayrı bir yer işgal edebilecek yapılardan birisidir.

SAĞLIK TURİZMİ

Haruniye Termal Turizm Merkezi

Yeri: Bahçe İlçesine bağlı Haruniye'nin kuzeyinde Ceyhan ırmağının kenarındadır.

Ulaşım: Haruniye ilçe merkezine 22 km. uzağındadır.

Suyun Isısı: 33°C

PH Değeri: 6,1

Özellikleri: Bikarbonatlı, Kalsiyumlu, Magnezyumlu, Hidrojen- Sülfürlü, Karbondioksitli bir bileşime sahiptir.

Yararlanma Şekilleri: İçme ve banyo kürleri

Tedavi Ettiği Hastalıklar: Romatizma, kadın, deri, sinirsel hastalıklar, beslenme bozukluğu, karaciğer ve safra kesesi, mide ve bağırsak hastalıklarında olumlu etki yapar.

Konaklama: Kaplıca tesisi (115 oda, 150 yatak)

PLAJLAR, YAYLALAR

PLAJLAR

İlin Akdeniz kıyısındaki Karataş ve Yumurtalık ilçeleri kıyı turizmi açısından önemlidir.

YAYLALAR

Tekir, Bürücek, Aladağlar, Horzum Fındıklı, Hamidiye, Asar, Asmacık, Armutoluk, Belemedik, Meydan, Çamlıyayla ve Kızıldağ yaylaları eşsiz güzelliğiyle yayla turizmi için önemlidir.

Kozan-Horzum Yaylası ve Çulluuşağı Yayla Koyu

Ulaşım: Kozan ilçesini, Feke - Saimbeyli -Tufanbeyli ilçeleri ile Kayseri iline bağlayan karayolunun 25. kilometresinde Horzum yaylası, 31. kilometresinde de Çulluuşağı köyü (yaylası) bulunmaktadır. Yaylalara yaz kış otobüs ve minibüs seferleri bulunmaktadır.

Özellikleri: Kozan ilçesi halkı tarafından kullanılan Horzum yaylası, çam, çınar ve üzüm bağları, meyve ağaçları ile iç içedir. Yayla mimarisinin güzel örneklerinden olan ahşap evlerin bulunduğu yaylalarda alt yapı ihtiyaçları giderilmiş olup sağlık ocağı hizmet vermektedir.

Konaklama - Yeme - İçme: Yaylalarda kamp yerleri, bakkallar, kır kahve ve lokantaları bulunmaktadır.

Pozantı - Tekir Beldesi (Yaylası)

Ulaşım: Adana-Ankara E5 karayolunun 107. km. sinde, yolun her iki yakasında çok geniş bir alana yayılmış olan yayla Pozantı ilçesine 7 km. uzaklıktadır. Şehirlerarası otobüsler ve Adana ve Tarsus'tan yaylaya yolcu taşımacılığı yapan otobüs ve minibüs yaz-kış günün her saatinde gidilebilir.


Özellikleri: Tekir Yaylası, Bürücek ve Eski Konacık yaylaları, Akça Tekir beldenin birer mahallesi konumundadır. Çam, ardıç ve meyve bahçeleri arasında kurulmuş olan yaylada, yayla mimarisine uygun ahşap yapıların yanında çok sayıda mimari tarzın her türlü örneklerini görmek mümkündür.

Yaylanın kuzey ve güneyinde bulunan ve yaylaya 2 km. mesafede olan Osmanlı tabyaları ile Orman İşletme Müdürlüğü'nce koruma altına alınarak, üretilen Yaban Keçileri Üretme İstasyonu yayladaki diğer etkinliklerdir.

Konaklama-Yeme-İçme: Yaylada kamp yapmanın dışında, 7 km. uzakta bulunan Pozantı ilçesindeki turistik tesislerde konaklanabilir.


Pozantı - Armutoluğu Yaylası

Ulaşım: Pozantı - Ankara yol ayrımından doğuya doğru (Sarmısak dağı) dönülerek 13 kilometrelik çam ve köknar ormanları içinden geçen yolla ulaşılır.

Özellikleri: Tamamen bakir durumda olan yayla, sedir, köknar, ardıç ağaçları, kır çiçekleri ile iç içedir. Sarmısak dağının eteğinde bulunması nedeniyle yaban hayatı bakımından da çok zengindir. Buz gibi suları olan bol su kaynaklarına sahiptir.

Konaklama-Yeme-İçme: Yaylada yapı bulunmamaktadır. Kamp yapacakların çadır ve temel ihtiyaç malzemelerini yanlarında getirmeleri gerekmektedir.

Pozantı - Belemedik Yaylası

Ulaşım: Pozantı'ya 10 kilometrelik Anbaş köyü içinden geçen stabilize yolla ulaşılır.

Özellikleri: Çakıt çayı kıyısında kurulmuş yaylada ahşap ve taştan yapılmış yayla evleri bulunmaktadır. Yaban hayatı yönünden zengin olan yaylada yaban keçisi, yaban domuzu ve yırtıcı kuşlar gözetlenebilir.

Konaklama-Yeme-İçme: Kamp için çadır ve temel ihtiyaç malzemeleri getirilmelidir.

Pozantı - Asar Yaylası

Ulaşım: Pozantı-Çamardı ilçelerine giden asfalt yolun kilometresinden kuzeybatıya (sola) dönülerek 1.5 kilometrelik stabilize yolla ulaşılır. Pozantı'dan minibüs bulunabilir.

Özellikleri: Yörenin yayla mimarisine uygun ahşap ve taşlardan yapılan yayla evleri, çam, köknar, sedir ağaçları ve meyve bahçeleri ile iç içedir. Yaylada elektrik mevcuttur.

Konaklama-Yeme-İçme: Kamp için çadır ve temel ihtiyaç malzemeleri getirilmelidir.

Aladağ (Karsantı) - Meydan Yaylası

Ulaşım: Aladağ ilçesinden 6 km. stabilize yolla ulaşılır. İlçeden minibüs ve taksi bulunabilir.

Özellikleri: 1. 700 m. rakımda bulunan yayla, ardıç, çam, köknar, sedir ağaçları ve meyve bahçeleri ile iç içedir. Telefon ve elektriğin mevcut olduğu yaylada, yayla mimarisine uygun ahşap ve taş yapılar bulunmaktadır.

Konaklama-Yeme-İçme: Ormanlık alan kıyısına kamp kurulabilir. Yaylada kır lokantaları (et ağırlıklı), kahveler, bakkallar hizmet vermektedir

Aladağ Ağcakise - Başpınar - Bıcı ve Kosurga Yaylaları

Ulaşım: Birbirlerine kısa mesafede (3 - 5 km) bulunan yaylalara stabilize yolla ulaşım sağlanmaktadır.

Özellikleri: Bakir durumda olan yaylalar, ormanlık alan içinde kurulmuştur. Yakındaki Zehli kalesi görülebilecek yerlerdendir.

Konaklama-Yeme-İçme: Kamp kurmak isteyenler çadır ve temel ihtiyaç malzemelerini beraberinde getirmelidir.

Karaisalı - Kızıldağ Yaylası

Ulaşım: Karaisalı ilçesinden 27 km. asfalt yolla ulaşılır.


Özellikleri: Adını Kızıldağ'dan alan yaylaya, yöre halkı yoğun olarak rağbet etmektedir. Elma, armut, kiraz, vişne, ceviz ağaçları ile içice olan yaylada Yaban hayatı da oldukça zengindir. Kızıldağ'a yaya yürüyüş yapılabilir.

Konaklama-Yeme-İçme: Yaylada, kır kahveleri, kır lokantaları bakkallar, fırınlar, kasaplar hizmet vermektedir.

Feke - İnderesi Köyü (Yaylası)
Ulaşım: Feke ilçesinden 59 kilometrelik stabilize yolla ulaşılır.

Özellikleri: Tamamen bağ ve bahçeler arasında kurulmuş olan yaylada otantik köy yaşamını bulmak mümkündür. Alt yapısı tamamlanmış olan yaylada Sağlık Ocağı, Jandarma Karakolu hizmet vermektedir. Köy halkı tarafından Yahyalı tipi halı, kilim, çorap dokunarak satılmaktadır.

Konaklama-Yeme-İçme: Kır lokantaları, bakkal, fırın bulunmaktadır.

Tufanbeyli - Kürebeli Yaylası

Ulaşım: Tufanbeyli ilçesinin kuzeyine düşen yaylaya 10 km. stabilize yolla ulaşılmaktadır.

Özellikleri: Tamamen bakir durumda olan yaylada, sulama amaçlı bir gölet bulunmaktadır.

Konaklama - Yeme - İçme: Kamp kurmak isteyenler çadır ve temel ihtiyaç malzemelerini beraberinde getirmelidir.

Pozantı - Fındıklı Köyü (Yaylası)

Ulaşım: Pozantı-Çamardı karayolunun 10. kilometresindedir. Pozantı İlçesinden minibüs bulunabilir.

Özellikleri: Yayla köyü, bağlar ve bahçeler arasında kurulmuştur. Alt yapısı kısmen tamamlanmış olan yaylada sağlık ocağı hizmet vermektedir.

Konaklama-Yeme-İçme: Köyde kır lokantaları, kahve, bakkal bulunmaktadır.



Saimbeyli - Çatak Yaylası

Ulaşım: Saimbeyli -Tufanbeyli kara yolunun 2. kilometresinden sola dönülerek bahçeler arasından geçen 3 kilometrelik stabilize yolla ulaşılmaktadır. Saimbeyli'den belediye otobüs seferleri bulunmaktadır.

Özellikleri: Dağ yamacından akan küçük şelalelerin beslediği anıt çınar ağaçlarının gövde ve dalları üzerine kurulmuş çardaklarda piknik yapılabilen çok güzel bir yayladır. Bol su kaynakları olan Çatak yaylası, Saimbeyli ilçesinin su ihtiyacını karşılamaktadır.

Konaklama-Yeme-İçme: Orman işletmesine ait küçük bir dinlenme tesisi bulunmaktadır.

Saimbeyli - Tufanbeyli - Obruk Yaylası

Ulaşım: Saimbeyli - Tufanbeyli - kara yolunun 35. kilometresinde yolun her iki yanında yer almaktadır.

Yörükler tarafından tercih edilen yayla tamamen bakir durumdadır. Ardıç, karaçam, sedir ağaçları ve kır çiçeklerinin çevrelediği ekilebilir alanlar, buğday ve arpa ile kaplıdır.

Konaklama-Yeme-İçme: Yaylada yapı bulunmamaktadır. Kamp yapacakların çadır ve temel ihtiyaç malzemelerini yanlarında getirmeleri gerekmektedir.

Kozan - Göller Yaylası

Ulaşım: Kozan ilçesine 40 km. uzaklıkta stabilize yolla ulaşılmaktadır. Yaz aylarında Kozan ilçesinden minibüs bulunabilir.

Özellikleri: Ormanlar ve kır çiçekleri ile kaplı bulunan yaylada, elektrik ve telefon bulunmaktadır.

Konaklama-Yeme-İçme: Yaylada bakkal, lokanta ve kır kahveleri bulunmaktadır.
*SuperGaZi isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-11-2009, 00:47   #3
*SuperGaZi
Administrator
 
*SuperGaZi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Bulunduğu yer: Paris
Mesajlar: 62.372
Teşekkürleri: 2.048
2.270 mesajına 2.760 kere teşekkür edildi.
*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough
Standart

KÖPage RankingÜLER

TaşköPage Rankingü: Adana Müzesi’ndeki kitabede mimar Auxentios tarafından 4. yüzyılda yapıldığı yazılıdır. 319 m. uzunluğunda ve 13 m. yüksekliğinde olan köPage Rankingü, yanlardan ortaya doğru büyüyen 21 yuvarlak kemerden ibarettir. Bunlardan ancak 14’ü sağlamdır. Ortadaki büyük kemerde iki aslan kabartması vardır.

KORUNAN ALANLAR

Yumurtalık Tabiatı Koruma Alanı

Konumu: Doğu Akdeniz Bölgesinde, Adana ili, Karataş ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Saha; 16430 Ha. büyüklüğündedir.

Ulaşım: Karataş-adana yolu ile Yumurtalık-Adana yoluyla ulaşılmaktadır. Tabiatı Koruma Alanı Karataş ilçe merkezine 35. km,Yumurtalık ilçe mmerkezine 30 km.mesafededir.

Özellikleri: Seyhan-Ceyhan deltası, göl lagünleri, kıyı kumulları, barındırdığı bitki ve hayvan türleri, tarihi ve kültürel değerleri ile kompleks bir yapı oluşturmaktadır.

Sulak alan kompleksi, kuş göç yolu üzerinde bulunmakta olup, kışın kuş populasyonları çok yüksek değerlere ulaşmaktadır.

Kuşların göçlerinin emniyetleri bir şekilde tamamlanması bakımından son derece önemli bir evkiinde bulunmanın yanı sıra, soğuk kış şartlarında Orta Anadolu'daki göllerin donması su kuşlarına çok önemli bir kışlak görevi yapmaktadır.

Akyatan ve Ağyatan gölleri barındırdığı kuş türleri açısından Türkiye'deki "A sınıfı" niteliğindeki 19 sulak alandan 2'sini oluşturmaktadır. Ayrıca nesli tehlikeye düşmüş 2 tür deniz kaplumbağasının (Caretta caretta) ve özellikle (Cheloria Mydas) Akdeniz'de varlığını sürdürebilmesi açısından da bu alanlar önemlidir. Ayrıca Yumurtalık Lagünü ülkemizde Halep Çamının(Pinus Halepensis)'in nadir yayılış alanıdır.

Saha; Türkiye'nin Akdeniz kıyılarında yer alan 17 deniz kaplumbağası yuvalama alanlarından birisidir. Özellikle Akdeniz'de yok olma tehlikesi içinde bulunan Chelonia Mydas türü kaplumbağa için son sığınma alanlarıdır.

SPORTİF FAALİYETLER

Adana ili baraj gölünde sörf yapılmaktadır. Yaylalarda trekking ve atlı doğa sporu güzergahları mevcuttur. Bi***let sürüşü için çok elverişli güzergahlar vardır. Seyhan ve Ceyhan nehirleri baraj gölleri olta balıkçılığı için uygun mekanlardır.

Av potansiyeli yüksek olan ilde Torosların yamaçlarında yaban keçisi, ala geyik ve karaca av hayvanı üretme sahaları kurulmuştur. Akarsularda bol miktarda alabalık yaşamaktadır.

Rafting için çok elverişli ırmaklarından biri olan Göksu, Adana il merkezine 121 km. mesafede olan Feke ilçesindedir.

KUŞ GÖZLEMCİLİĞİ

KUŞ GÖZLEM ALANI

Aladağlar: Kuş Alanı, Tuzla Gölü Kuş Alanı, Akyatan Gölü Kuş Alanı, Ağyatan Gölü Kuş Alanı, Yumurtalık Lagünleri Kuş Alanı Adana İli sınırlarında bulunmaktadır.

KUŞ GÖZLEMCİLİĞİ

Seyhan ve Ceyhan Havzaları

Aladağlar

İl: Adana, Niğde, Kayseri

İlçeler: Aladağ, Çamardı, Yahyalı

Yüzölçümü: 54514

Rakım: 1250 - 3756 m

Koruma: evet

Başlıca Özellikleri: dağ, orman

Kuş Türleri: Sakallı akbaba (5 çift), kızıl akbaba (10 çift), kaya kartalı (4 çift) ve urkeklik popülasyonlarıyla önemli kuş alanları statüsü kazanır.

Tuzla Gölü

İl: Adana

İlçeler: Karataş

Yüzölçümü: 2800

Rakım: Deniz seviyesi

Koruma: evet

Başlıca Özellikleri: hafif tuzlu göl, kumullar

Kuş Türleri: Yaz ördeği (30 çift), turaç (5 çift), kocagöz (20 çift), akça cılıbıt (1000 çift), mahmuzlu kızkuşu (50 çift) ve küçük sumru (200 çift) popülasyonuyla önemli kuş alanları statüsü kazanır.

Akyatan Gölü

İl: Adana

İlçeler: Karataş

Yüzölçümü: 14-000

Rakım: Deniz seviyesi

Koruma: evet

Başlıca Özellikleri: lagün, kumullar

Kuş Türleri: Yaz ördeği (5 çift), turaç (75 çift), sazhorozu, kocagöz, akça cılıbıt, mahmuzlu kızkuşu ve küçük sumru (100 çift) popülasyonuyla önemli kuş alanları statüsü kazanır. En önemlileri flamingo (maks. 9579), suna (maks. 854), fiyu (maks. 13.900), elmabaş patka (maks. 16.801), dikkuyruk (maks. 978) ve sakarmeke (maks 46.000) olmak üzere, büyük sayıda sukuşu (maks. 85.054) gölde kışlar.

Ağyatan Gölü

İl: Adana

İlçeler: Karataş

Yüzölçümü: 2200

Rakım: Deniz seviyesi

Koruma: evet

Başlıca Özellikleri: lagün, kumullar

Kuş Türleri: Sakarmeke, fiyu ve dikkuyruk (maks. 191) olmak üzere, kışlayan çok sayıda sukuşu açısından önem taşır. Ayrıca, turaç, akça cılıbıt, mahmuzlu kızkuşu ve küçük sumru popülasyonuyla önemli kuş alanları statüsü kazanır. .

Kuş Türleri

Yumurtalık Lagünleri

İl: Adana

İlçeler: Yumurtalık

Yüzölçümü: 16,43

Rakım: Deniz seviyesi

Koruma: evet

Başlıca Özellikleri: lagünler, tuzcul bataklıklar

Kuş Türleri: Turaç (5 çift), akça cılıbıt ve küçük sumru popülasyonuyla önemli kuş alanları statüsü kazanır.

Gavur Gölü

İl: Kahramanmaraş

İlçeler: Türkoğlu

Yüzölçümü: 1500

Rakım: 490 m

Koruma: hayır

Başlıca Özellikleri: tatlısu gölü, bataklık

Kuş Türleri: Küçük karabatak (maks. 121) sayesinde önemli kuş alanları statüsü kazanır.
Adana yöresinin zengin bir mutfağı bulunmaktadır. Mutfağın bu kadar zengin olmasının nedeni çeşitli kültürlerin etkisinde kalmasıdır. Adana yemeklerinin en büyük özelliği un, bulgur, et ve çeşitli baharatların kullanılmasıdır.



Aynı zamanda süt, yoğurt, peynir ve çökelek de bol miktarda kullanılmaktadır. Adana kebabı çok ünlüdür.

Bunun yanında bol yeşillik, ezme, salata yenir ve mevsimine göre ayran veya yöreye özgü şalgam suyu içilir. Kesme ya da hamur çorbası, yüzük çorbası, düğün çorbası, sebze yemeklerinden süllüm, mercimekli ıspanak başı, kabak çintmesi, bulgur yemeklerinden ekşili topalak, sarmısaklı köfte, içli köfte, sakatat dolması, kebaplardan Adana kebabı, çingene kebabı, içeceklerden şalgam veya meyan kökü, tatlılardan karakuş tatlısı, taş kadayıfı ve halka tatlısı Adana mutfağının özgün yemeklerindendir.

YAPMADAN DÖNME

Kent Merkezindeki Bölge Arkeoloji Müzesini, Etnografya Müzesini, Atatürk Evini gezmeden,

Merkezde Ulu Cami, Sabancı Merkez Cami, Bebekli Kilise, Taş köPage Rankingü ve Tepebağ Eski Adana evlerini görmeden,

Merkez dışındaki Anavarza, Şar ve Misis ören yerleri Akyatan ve Ağyatan Kuş Cennetlerini görmeden,

Adana Kebabı yemeden, Şalgam suyu ve Aşlama (meyan kökünden yapılmaktadır) içmeden, Eski çarşıları gezmeden, Karatepe kilimlerinden almadan,

Uzun yıllardan beri yapılan Altın Koza Festivalini izlemeden

...Dönmeyin.

ÖNEMLİ TELEFONLAR

İl Turizm Müdürlüğü: +90 322 363 15 87
Şakirağa Turizm Danışma: +90 322 436 92 14
İl Kültür Müdürlüğü: +90 322 458 84 30-31
Adana Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü: +90 322 363 39 56
Kültür Merkezleri: 90 322 352 32 91
Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası: +90 322 453 68 74
Devlet Güzel Sanatlar Galerisi Müdürlüğü: +90 322 352 46 74
Valilik: +90 322 458 83 30
Belediye: +90 322 515 84 13
Hastane: +90 322 227 25 90
Polis: +90 322 432 27 77
Jandarma: +90 322 323 32 72
*SuperGaZi isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-11-2009, 00:47   #4
*SuperGaZi
Administrator
 
*SuperGaZi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Bulunduğu yer: Paris
Mesajlar: 62.372
Teşekkürleri: 2.048
2.270 mesajına 2.760 kere teşekkür edildi.
*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough
Standart

NASIL GİDİLİR?
Hava yolunu tercih edenler Adana-İstanbul seferiyle kentin içine iniyorlar.Karayoluyla İstanbul'dan özel araçla çıkanlar Bolu da ı geçişi hariç Akkaya'ya dek otoban konforuyla daha sonra Aksaray, Ulukışla, Pozantı yoluyla tekrar otobana kavuşarak Tarsus yakınından Adana'ya rahatça ulaşabilirler. Kale çıkışlarındaki yürüyüşler için lastik ayakkabı, şort, şapka ve yanınıza su almayı ihmal etmeyin.

GEZİYORUM Müzik: Jethro Tull - Dot com
Kaleleri, sıca ı ve kebaplarıyla ünlü kentimiz:

Adana

Antik Kilikya Bölgesinin önemli şehirlerinden biri olan Adana, Hititlerden Osmanlı'ya kadar birçok medeniyetin beşi i. Mitolojiye göre ismini gök tanrısı Uranüs'ün o lu Adanus'tan aldı ı rivayet edilen kent günümüzde ülkemizin önemli ticaret merkezlerinden biri sayılıyor.

Görülecek yerler:
Seyhan Nehri üzerinde Roma eseri Taş KöPage Rankingü, Bölge Arkeoloji Müzesi, Ramazano lu Beyli i Döneminde Halil Bey tarafından 1507 yılında kesme taştan yapılmış Ulu Camii, Ramazano lu Medresesi, yapımına Ziya Paşa tarafından başlanan kesme taştan yapılma Büyük Saat Kulesi, Atatürk'ün Adana'da konakladı ı Adana Atatürk Evi Müzesi kent içinde görülebilir.


Adana-Ceyhan yolu üzerinde 27 km.'de bulunan Misis'te müze içi taban mozai i,tarihi 9 gözlü taş köPage Rankingü, kervansaray ile aynı yolun 30. km'sinde Yılankale ilgi çeken yerler arasında. Yılankale ortaça da Çukurova'nın Haçlı işgali döneminde 12. yy'da Ceyhan Nehri kenarındaki hakim tepeye yaptırılmış. Hem ovayı hem de tarihi İpek yolunu kontrol etmiş, bulundu u do al kaynaklarla bütünleşmiş. Sa lam surları kale meydanına, üç kapıdan sonra ulaşılabilmesi ve kapıları birbirine ba layan portatif merdivenlerin kullanılmış olması ile fethedilmesi çok güçleştirilmiş. Ramazano lu Beyli i döneminde 1357'den itibaren terk edilen kalenin adı Kovara iken ünlü Türk gezgini Evliya Çelebi 17. yy' da yörede Şahmaran Efsanesinden dolayı Şahmaran Kalesi adını vermiş. Daha sonra Yılankale adını alan kale Anavarza, Tumlu ve Kozan Kalelerinin görüş ve alanı içinde yer alıyor. Dik kayalar arasındaki patikadan tırmanılan kaleye çıkış yarım saat sürüyor. Kale ete inde Faik Şahan işletmesi Yılankale Turistik Tesisleri Restoran Kafe, rehberlik hizmeti veriyor. Adana- Osmaniye yolunun 80. km' sinde siyah taşlardan yapılmış 12 burçlu Toprakkale bulunuyor. Yoldan 1 km içerideki kale, araçla ete ine dek yaklaşma imkanı veriyor. Bir başka kale Osmaniye'den 15 km kuzeyde yer alan Hierapolis Kastabala. M.Ö. 1. yy'da kurulmuş Roma Kenti sütunlu caddesi, Bazilika, tiyatro kalesi ile bol çukurlu, bozuk yoluna ra men ilgi çekiyor.


Adana'ya 130 km. uzaklıkta son Hitit kenti Karatepe Aslantaş Açık Hava Müzesi yer alıyor. Aslantaş Baraj Gölü manzaralı kentte 1 km.'lik yürüyüş turu ile Fırtına Tanrısı Baal'ın heykeli, sfenksler, kabartma ve yazıtlar görülüyor. Günübirlik piknik alanı da bulunan Milli Park'ta gişede satılan sandal a acından yapılma kuşbaşlı çerezlik, kaşık gibi a aç işleri be eni topluyor. Görülmesi gereken önemli kalelerden biri de Adana-Kozan yolunun 70. km'sindeki Anavarza Ören yeri tırmanılması oldukça zahmetli ve yorucu olan görkemli kale manzarası ve esintili havasıyla çıkmaya de er güzellikte. Anavarza çevresinde ise Roma Zafer Takı, sütunlar, bekçi evi bahçesinde mozaikler ilgi çekiyor.
Biraz da deniz: Antik Klikya'nın önemli liman kentinde Ayas Kalesi, Süleyman Kulesi, Markopolo İskelesi, deniz ma araları ile ünlü Yumurtalık sahili Adana'nın sıca ından kaçanların u rak yeri. Lacivert renkli deniz, temizli i ile de dikkat çekiyor. Ayazkule Tesisleri kamp, disko, bar, restoran hizmeti ile ra bet görürken bölgede birçok pansiyon ve dinlenme yeri bulunuyor. Adana'nın bir başka sahili Karataş'ı Yumurtalık'a ba layan köy yolları ise oldukça bakımsız.

Adana Atatürk Müzesi
Seyhan Caddesi üzerinde 19.yy'da yapılmış, geleneksel Adana evlerinden olan müze, iki katlı, cumbalı, kırma çatılı, kagir bir yapıdır. Ramazano ullarından Suphi Paşa'ya ait olan bu evde Mustafa Kemal Atatürk, 15 Mart 1923 yılında eşi Latife Hanım'la beraber misafir olmuşlar, restore edilen bina 1981 yılında müze müdürlü üne ba lı olarak hizmete girmiştir.
Atatürk'ün Adana'ya geliş tarihi olan 15 Mart günü, her yıl resmi törenlerle bu müzede kutlanıyor. Müze binasının alt katında bilimsel çalışma odası, kütüphane, üst katında ise sofa, yatak odası, basın odası, çalışma odası, mücahitler odası, oturma odası, Hatay odası, silah odası, yaver odası, Kuva-i Milliye odası bulunmaktadır. Atatürk Adana'yı 9 kez ziyaret etmiştir.



Adana'ya gidipte kebap yemeden dönülmez tabii, kentte kebapçı çok. Bunlar içinde en ünlülerinden biri de Ziyapaşa Bulvarı üzerindeki ''Yüzevler Kebap Salonu''. Hızlı ve tecrübeli servis ekibine sahip restoranda siparişiniz Adana Kebap ise önce kıyılmış bir çoban salata, kesilmiş iri bir limonun süsledi i bir tabak dolusu zümrüt yeşili maydanoz, bir tabakta rende havuç, kıyılmış marul, tuz, sumak, biberle yo rulup ince do ranmış so an ve bir sepet sıcak lavaş ekmek sofranıza geliyor. Üzeri naneli kıvamlı cacık ile bir de şalgam suyu sipariş edebilirsiniz. İçerken yudum yudum buruklu unu hissedebilece iniz so utulmuş şalgam suyu rakiplerine fark atacak lezzette. Adana'da sadece şalgam suyu satan dükkanlara da rastlanıyor. Bunlar içinde 1947'den beri hizmet veren Kana Şalgam ve Hacının Şalgam suyu be eniliyor. Nihayet kömür ateşinde pişirilmiş yanında ızgara domates, biber ilaveli kebap, özel yufka ekmek üzerinde masanıza servis ediliyor. Acısı ve lezzetiyle farklı kebap sonrası sıcak steril poşet içinde el bezi servisi yapılıyor. Aydo du Kardeşlerin İşletmesi'nin bir şubesi de İstanbul Göztepe'de hizmet veriyor.


Bir başka restoranda Adana'nın sahili Yumurtalıktan ismi ''Gel de Gör'' restoranda yöre balıkları çipura, levrek, lüferi İşletmeci YücelKumburlu'nun eşi pişiriyor. Renk renk teknelerin süsledi i limanı seyrederek, aya ınızın topra a bastı ı manzaralı restoranda mevsim salatası Hatay'dan getirilen özel nar ekşisi ile yapılıyor. Pul biber, sumak, sarmısakla lezzetlendirilmiş sos tarifi anlatılmaz güzellikte. Adana'nın her yerinde şalgam suyu bidonlarla satılıyor. İçi boşalmamış şalgamlardan kaynamış suyla yapılanı tercih ediliyor. Bir de Bici var, serinlemek için yenen bir çeşit nişastalı muhallebi. Üzerinde buz rendelenip kar yapılıyor. Pudra şekeri renkli şerbet ve gülsuyu dökülüp yeniliyor. Manzarası karlı Torosları anımsatıyor...

ŞALGAMIN FAYDALARI
Kırmızı havuç, şalgam turpu, mayalı su ve tuzdan do al olarak katkı maddesi kullanılmadan imalat edilen şalgam suları;

* İştah açar.
* Sindirimi kolaylaştırır.
* Antidoksin özelliktedir.
* Süt asidi, Fosfor, Kalsiyum içerir, kemik ve dişleri kuvvetlendirir.
* A1,B1 ve C vitaminleri içerir, Stresi önler ve sinirleri yatıştırır.
* Mide ve Karaci ere faydalıdır. İçindeki potasyum kaslara ve kalbe faydalıdır.
* Kalp, Damar ve Gözler için yararlı özellikleri sahip oldu u belirtiliyor.



*SuperGaZi isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-11-2009, 00:48   #5
*SuperGaZi
Administrator
 
*SuperGaZi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Bulunduğu yer: Paris
Mesajlar: 62.372
Teşekkürleri: 2.048
2.270 mesajına 2.760 kere teşekkür edildi.
*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough
Standart

Adana
Adana ili Akdeniz Bölgesi'nde, 35-38 kuzey enlemleri ile 34-46 doğu boylamları arasında ve yer alan bir ildir. İl merkezi Akdeniz'e yaklaşık 50 km uzaklıktadır. Seyhan ve Yüreğir ilçeleri ilin merkezini oluşturur.

Kuzeyinde Kayseri, doğusunda Osmaniye, Kahramanmaraş ve Gaziantep, batısında Niğde ve İçel, güneydoğusunda Hatay illeri yeralmaktadır. Güneyi 160 kilometreyi bulan Akdeniz kıyılarıyla sınırlanan ilin yüzölçümü, 14.030 km²'dir. Şehir merkezinin denizden yüksekliği 23 metredir. İlin 13 ilçesi, 46 belediyesi, 550 köyü bulunmaktadır.
Adana'nın toprakları, içinden geçen Seyhan Nehri sayesinde çok verimlidir. NATO'nun İncirlik Hava Üssü Adana il merkezinin yaklaşık 12 km doğusundadır

Tarihçe
İlkçağda Adana, Anadolu'yu baştan başa geçerek Gülek boğazı'ndan Tarsus'a inen yol üzerinde bir konak yeriydi. Hitit tabletlerinden Hititler döneminde kent ve çevresinde Kizzuvatna Krallığı'nın egemen olduğu anlaşılmaktadır. Yöre, M.Ö. 16. yy'da Hitit Federasyonu'na, Hitit Devleti yıkıldıktan sonra Çukurova'da kurulan Kue Krallığı'na bağlandı. M.Ö. 9. yy sonlarına doğru Asur, M.Ö. 6. yy'da Persler, M.Ö. 333'te Büyük İskender'in egemenliğine girdi. İskender'in ölümünde (MÖ. 323) sonra da Selefkiler'e bağlandı. M.Ö. 66'da Romalı konsül Pompeius tarafından ele geçirildi.
Roma İmparatorluğu ve Bizans dönemlerinde, elverişli konumu nedeniyle önemli bir ticaret merkezi durumuna gelen 704'de Halife Abdülmelik tarafından Emevi topraklarına katıldı. Abbasi halifesi Harun Reşit eski ilkçağ kalesini (Adana kalesi) yeniden yaptırdı. IX. yy'da Adana Çukurova'nın önemli bir kültür ve ticaret merkezi durumundaydı. Aynı yy'da Yazman adlı bir Türk komutan bölgeyi yarı bağımsız yönetti. Bölge daha sonra Mısır'daki Tolunoğulları'nın eline geçti.
Bizanslılar, Abbasiler'in zayıf düşmesinden yararlanarak 10. yüzyılın başlarında kenti yeniden topraklarına kattılar. Alparslan'ın Malazgirt Zaferi'ni (1071) izleyen yıllarda Adana, Selçuklular'ın egemenliğine girdi (1083-1097). Bu dönemde Çukurova'ya Doğu'dan gelen birçok Türk boyu yerleşti. 1097 Haçlı seferiyle Adana'da Selçuklu egemenliği sona erdi. 14. yy'in ilk yarısında Memluklar'ın eline geçen Çukurova'ya çok sayıda Türkmen oymağı yerleştirildi. 1352'de yöreye Memluklullara bağlı Türkmen Beylerinden Yüregiroğlu Ramazan Bey egemen oldu. Ramazanoğulları adını alan Beyliğin merkezi Adana'ydı. Ramazanoğulları'nın yönetiminde kent genişledi, camiler, hanlar, kamu binalarıyla süslendi. Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferi (1517) sırasında Osmanlı topraklarına katılan Adana'yı 1608'e kadar yine Ramazanoğulları yönetti.
1672'de Adana uğrayan Evliya Çelebi kente ilişkin ayrıntılı bilgi verir. Adana, 19. yy'ın ortalarına doğru Osmanlı Devleti'ne karşı ayaklanan Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa tarafından ele geçiridi ve Mısır Ordusu'nun karargahı olarak kullanıldı. Londra Antlaşmasıyla (1840) Osmanlılar'a geri verildi.1867'deki yönetsel düzenlemede vilayet oldu. 1886'da Mersin-Adana demiryolunun açılması, pamuk tarımının ve kentin ekonomisinin canlanmasına, nüfusun artmasına neden oldu. Ermeniler'in 1909'daki ayaklanma girişimleri bastırıldı. Birinci Dünya Savaşı sırasında (1914-1918) Toros ve Gavurdağı tünelleri ve Bağdat demiryoluyla kent İstanbul ve Suriye'ye bağlandı. Kurtuluş savaşında Türk-Fransız Cephesinde bulunan ve 20 Ekim 1921'de imzalanan Ankara İtilafnamesi hükümleri uyarınca 5 Ocak 1922'de Fransız işgal kuvvetleri kentten çekildi. Bu tarih, halen Adana'nin kurtuluş günü olarak kutlanmaktadır.

Nüfus
Adana, DİE 2000 yılı sayımına göre 2.3 (2.300.000 ) milyondur. Adana şehir merkezi 1.830.710 nüfusu ile 2000 yılından beri Türkiye'nin 4'üncü büyük şehridir.
Nüfus yoğunluğu, Türkiye ortalamasının iki katına yakındır (95 kişi/km²).
Nüfusun yaklaşık %66'sı kentsel; %34'ü de kırsal kesimde yaşamaktadır.
Adana ili, nüfus artış hızı bakımından Türkiye'de 3. sırayı alır (yılda yaklaşık %0.36).
Çalışan nüfusun genel nüfusa oranı %40'ın üstündedir. Bunun yaklaşık %65'i tarım, %15'i işleme endüstrisi kollarında çalışır.
İklim
Adana ilinde en yüksek sıcaklık 45°C, en düşük sıcaklık ise -8.4°C dolaylarındadır. İlde en çok yağış ise bahar aylarında görülür. Ortalama nisbi nemin % 90 'ın üzerine çıktığı da görülebilir.
Aladağ, Feke, Pozantı, Saimbeyli, Tufanbeyli ilçeleri dağlık ve yüksek yayla karakterindeki geçit bölgeleri olup ova kesiminden farklı iklim değerlerine sahiptir. Bu bakımdan il genelinde tarımsal faaliyetler uzun zaman periyodunda tamamlanmaktadır.
İlde iklim dağlık ve ovalık alanlarda farklılık göstermekle birlikte tipik akdeniz iklimi karakterindedir.Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçer. Yükseklerde yağışlar genellikle kar şeklinde düşmektedir.
Ekonomi
İlin önemli geliri tarım, otomotiv, tekstil, kimya, hayvancılık'dan elde edilmektedir. İl merkezinde bir tren istasyonu, şehir yakınlarında ise bir sivil havalimanı(Şakirpaşa Havaalanı) ve Ceyhan ilçesinde 2, Yumurtalık ilçesinde 1 tane olmak üzere 3 adet liman bulunmaktadır.

Tarım
Adana'nın yüzölçümü 1.403.000 hektar olup; bu arazinin, 539.000 hektarı işlenen tarım arazisi, 48.970 hektarı çayır ve mera,
547.730 hektarı orman-çalılık ve fundalık, 235.300 hektarı dağlık-taşlık, 19.000 hektar alan ise su yüzeyleridir. Sulanan Tarım Arazisi 217.562 Hektardır.
Büyükbaş Hayvan Sayısı 142.560 Adet, Küçükbaş Hayvan Sayısı 454.398 Adet, Süt Üretimi 134.456 Ton'dur.
Cumhuriyetle birlikte tarıma büyük bir önem vermiştir, köylüden alınan ağır vergileri ortadan kaldırmış, böylece tarımı teşvik edilmiştir. 1950'li yıllardan itibaren traktör sayısının artması, 1956 yılında Seyhan Barajı'nın açılması, tarımsal mücadelenin başlaması ile birlikte tarımsal arazi artış gözlenmiştir. 1970'li yıllarda sulama kanallarının açılması ile birlikte sulanabilir arazide artış olmuştur. 1980'li yıllarda II. Ürün uygulamasına geçilmiş ve 1,5 milyon dekar alan değerlendirilmiş, soya, mısır, yer fıstığı ekim alanlarında büyük bir artış olmuştur. Özellikle son üç yılda yapılan çalışmalarda ova bölgesinde, sebzecilik, meyvecilik ve özellikle seracılık konusunda önemli gelişmeler sağlanmıştır. Sera üretiminde alçak ve yüksek örtü üretimi yapılan alanlar hızla artış göstermiştir.
Adana Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü 1931 yılından beri hizmet vermektedir.
Adana, Türkiye'nin mısır ihtiyacının hemen tamamını karşılamaktadır.

Sanayi
1950'li yıllarda hızlı kentleşmeye bağlı olarak inşaat malzemesi üreten fabrikalar da faaliyete başlamıştır. 1956 yılında Osmaniye, Gaziantep, İçel, Konya yollarının birinci sınıf yol durumuna gelmesi Adana'nın transit merkez olmasını sağlamış ve ilin önemi artmıştır.
İl genelinde faaliyet gösteren ve Adana Sanayi Odası'na kayıtlı, 10 ve daha üstünde işçi çalıştıran işyeri sayısı 732'dir. Bu rakam düşük olarak görülebilir. Ancak faaliyet gösteren sanayi işletmelerinin birçoğu büyük ölçekli olup çok sayıda işçi istihdam edilmektedir. Bu gün ülke genelinde faaliyet gösteren 500 büyük sanayi kuruluşunun 18 adedi Adana'da bulunmaktadır.

Turizm
Tarih ve kültür turizmi
Arkeolojik sit bölgeleri, tarihi kalıntılar ile kültürel ve etnoğrafik değerler; Adana ilinin en önemli turizm kaynaklarındandır. İlde kültür amaçlı gezilerin önemli bir kısmı Karatepe'ye yapılmaktadır. Plan döneminde de bu ilgi ve isteğin süreceği sanılmaktadır. Karatepe konumu itibariyle, arkeolojik değerlerinin yanısıra doğal güzellikleri de içermektedir.
Sit Bölgesi Aslantaş baraj gölü, çam ormanları ile kaplı bu alan; 7.715 hektar büyüklüğündeki Karatepe-Aslantaş Milli Parkını oluşturmaktadır. Baraj gölünün yarattığı peyzaj, anılan orman varlığı nedeni ile Ege-Akdeniz kıyılarında görülen manzaralarla eşdeğerdir. Bu özellikleri ile Karatepe, doğa ve kültür değerleri karışımını sergileyen bir açık hava müzesidir.

Ekoloji turizmi
160 km uzunluğundaki kıyı şeridinin 45 km'si kumul, sulak, sazlık ve benzeri gibi doğal alanlardır. Bu alanların en önemlisi Seyhan nehrinin meydana getirdiği Tuzla ve Akyatan gölleriyle, Ceyhan nehrinin oluşturduğu Akyayan gölü ve Yumurtalık dalyanıdır. Her iki alanda önemli çevre bilimsel(ekolojik) zenginliğe sahiptir. Doğal ortamlarında az bulunan çeşitli kuşlar ile deniz ve kara canlıları yaşamaktadır.

Rafting
Tahtalı dağlarından doğan Tufanbeyli, Saimbeyli ve Feke ilçelerinde geçen aşağıda Seyhan nehrine karışarak denize dökülen Göksu ırmağı kıvrımlı güzergahı ve uygun debisi ile rafting sporuna çok uygundur.

Termal turizm
İlde termal turizmi fazla önem taşımasa da yöre halkınca termal turizm alanlarından faydalanılmaktadır. Bunlar Aladağ yakınlarındaki Acısu İçmesi, Ceyhan yakınlarındaki Tahtalıköy, Kokarpınar İçmeleri, kent merkezindeki Kurttepe, Alihocalıdır.

Av turizmi
İl sınırları içinde Toros dağlarında dağ keçisi, geyik, yaban domuzu, keklik, bıldırcın, üvelik, tavşan, yaban ördeği, yaban kazı ve benzerinin avı mevsimine göre yapılmaktadır. İlde deniz avcılığı da gelişmiştir. Yumurtalık'ta Çamlık ve Yerkuma, Karataş'ta Akyatan, Tuzla ve Burma boğazı dalyanlarında kefal, levrek, çupra, lagos, dil balığı, kara kulak, mercan ve karides avı ile baraj göllerinde sudak, sazan, yayın (gelebicin), yılanbalığı avı yapılmaktadır. Ayrıca incir kuşu, arapbülbülü ve sutavuğu avı da yapılabilmektedir.

Göl ve su sporları turizmi
Seyhan, Çatalan, baraj gölleri su sporlarının gelişmesi için oldukça uygundur.

Adana ve çevresindeki önemli bazı yapılar
Arkeoloji Müzesi
Adana Bedesteni
Hasan Ağa Camisi
Magarsus Kilisesi
TaşköPage Rankingü
Ulu Camii (Adana)
Eski Camii
Yağ Camii
Sabancı Merkez Camii
Yılankale
Anavarza Kalesi
Dumlu Kalesi
Kurtkulağı Kervansarayı
Haydar Ağa Camisi
Sirkeli Höyüğü
Misis KöPage Rankingüsü
*SuperGaZi isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-11-2009, 00:48   #6
*SuperGaZi
Administrator
 
*SuperGaZi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Bulunduğu yer: Paris
Mesajlar: 62.372
Teşekkürleri: 2.048
2.270 mesajına 2.760 kere teşekkür edildi.
*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough
Standart

İLÇELER:

Adana ilinin ilçeleri; Seyhan, Yüreğir, Aladağ, Ceyhan, Feke, İmamoğlu, Karaisalı, Karataş, Kozan, Pozantı, Saimbeyli, Tufanbeyli ve Yumurtalık' tır.



Aladağ: Adana'ya 105 km. uzaklıkta olan bu ilçede antik devirden kalma bir ören yeri ile harap Ortaçağ kalesi, Akören beldesindeki Kırık Kilise harabeleri çok önemlidir. 40 km mesafedeki Acısu içmesi, Meydan yaylasında Bığbığı mağarası bulunmaktadır.



Ceyhan: Adana il merkezine 47 km uzaklıktadır. Adana-Ceyhan karayolu üzerinde 700 m. uzunluğunda dört cepheli masif kaya üzerinde etkileyici görünümlü Yılan Kale, Ulucami, Mecidiye Cami ve Durhasan Dede Türbesi ilçenin önemli turistik değerleridir. Yılankale'nin güneybatısında, Sirkeli Höyüğü vardır.Höyüğün Ceyhan nehrine bakan kuzey kayalıklarında Hitit Krallarından Muvattali'nin sakallı ve uzun elbiseli rölyefi görülür. Anadolu'nun en eski Hitit kabartmasıdır. Kurtkulağı Beldesi'nde bulunan Kurtkulağı Kervansarayı 1693 yılında yapılmış olup eski Halep kervan yolu üzerindedir. Kervansaray 'da yörenin etnografik eserleri sergilenmektedir.



Feke: İl merkezine bağlı Tepe Mahallerinde 1945 yılında Bizans tapınağının zemin mozaikleri ortaya çıkarılmıştır. Feke kalesinin 12. yy.da Bizanslılar veya Selçuklular tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Rafting için ülkemizin en elverişli ırmaklarından olan Göksu, bu ilçede bulunmaktadır. Ayrıca çok sayıda yaylalar vardır.



İmamoğlu: İl merkezine 45 km. uzaklıktaki ilçenin önemli turistik değeri İmamoğlu Yeraltı Şehridir.



Karaisalı: İl merkezine 47 km. mesafede bulunan ilçenin 8 km. kuzey batısında Milvan Kale, 17 km. batısında 1912 yılında Almanlar tarafından yapılan Alman KöPage Rankingüsü, 12 km. güneyinde Altınova köyü yakınlarında tarihi İpek Yolu güzergahında Kesiri Han önemli tarihi eserleridir. YerköPage Rankingü mesire yeri ve Kızıldağ Yaylası görülmeye değerdir.



Karataş: İl merkezine 47 km. mesafedeki ilçe coğrafi konumu ile İlk Çağda büyük önem taşımış bir şehirdir. Magarsus adıyla anılan bu kent bugünkü yerleşim yerinin 5 km. batısında yer almaktaydı. Karataş'ta Osmanlılardan kalma iki han vardır. Ramsar sözleşmesinde yer alan Akyatan Gölü ve Kuş Cenneti bu ilçededir.



Kozan: İl merkezine 72 km. mesafededir. Kozan Kalesi, Asurlular tarafından yapılmıştır. Önemli eserlerinden biri olan Hoşkadem Cami 1448 yılında Mısır Kölemen Sultanı Abdullah Hoşkadem tarafından yaptırılmıştır.

Kozan'ın 22 km. güney doğusunda Dilekkaya köyünün 2 km. uzağında bir ada gibi yükselen tepenin üzerinde Anavarza şehri M.Ö. 9. yüzyılda Asurlular tarafından kurulmuştur. Kaya mezarları, kilise, sarnıç gibi eserler bugüne ulaşan kalıntılardır. Ayrıca 18 çeşit deniz hayvanını gösteren Anavarza mozaikleri bulunmaktadır. Kozan ilçesine 10 km. uzaklıktaki Dağılcak, mesire yeri ve yaylaları ile ünlüdür.



Pozantı: İl merkezine 116 km. mesafededir. Coğrafi konumu nedeniyle tarihte önemli olaylara sahne olmuştur. Eski ve yeni Anakşa kaleleri, Torosların en önemli geçidi olan Gülek Boğazı'nın girişindedir. Gülek boğazı ile Tekir yaylası arasındaki Kızıltabya ve Aktabya kaleleri ilçenin önemli turistik mekanlarındandır.



Saimbeyli: Adana il merkezine 156 km. mesafededir. Eski adı Haçin'dir. Burada Orta Çağda yapılmış kale ve kiliseler bulunmaktadır.



Seyhan: İlçenin bulunduğu yöre, pek çok uygarlıklara sahne olmuştur. İlçenin başlıca eserleri Büyük Saat Kulesi, Taş KöPage Rankingü, Yağ Cami ve Medresesi, Hasanağa Cami, Kemeraltı Cami, Ulu Cami Külliyesi, Yeni Cami, Çarşı Hamamı, Bebekli Kilise (Kilisenin tepesinde tunçtan yapılmış Meryem Ana heykelinin bebeğe benzemesi nedeniyle bu ad verilmiştir.) dir. Ayrıca Eski Adana Mahalleleri ve evleri görülmeye değerdir.



Tufanbeyli: İl merkezine 200 km. mesafededir. İlçenin 20 km. kuzeydoğusunda Hititlerin dini merkezi konumunda olan "Şar" kenti Hieropolis ve Çomana adları ile tanınır. Romalılardan kalma açık hava tiyatrosu, Bizans kilise kalıntısı, ana tanrıça tapınağının kapısı olduğu sanılan Alakapı antik şehrin sağlam kalmış yapılarıdır. Şar harabelerinin güneyinde Doğanbeyli köyü yakınında höyükler, batıda Hanyeri yakınında Hitit anıtı önemli eserlerdir.



Yumurtalık: İl merkezine 81 km mesafededir. İlçenin en önemli eserleri Ayas ve Atlas kalesi, Süleymaniye Kulesi ve Marko Polo İskelesidir. Akdeniz'de kıyısı bulunan ilçenin balıkçı barınağı bulunmaktadır.

Yüreğir: Yüreğir'in en önemli eseri Ceyhan nehri kıyısında bugün Yakapınarı'nın bulunduğu yerde kurulan Misis Antik Kenti, Roma ve Memluk Döneminde önemini korumuştur. Ceyhan nehri üzerinde 4. yüzyılda Bizans imparatoru Flauius Constantinus tarafından yaptırılan Misis KöPage Rankingüsü'nün yakınındaki mozaikler, Roma bazilikası, su kemeri, stadyum, hamam, kervansaray ve mescit görülebilir.



NASIL GİDİLİR



Karayolu: D-400 Karayolu ve uluslararası TEM otoyolu ile Adana'ya ulaşılır. Ankara' dan Aksaray , Pozantı üzerinden 472 km, İzmir'den Afyon Konya Ereğli üzerinden 873 km. İstanbul'dan Bolu, Ankara, Aksaray Pozantı 909 km sonra Adana'ya ulaşılabilir. Şehir merkezine uzaklığı 5 km. olan otogardan, Türkiye'nin her yerine otobüs seferleri bulunmaktadır.

Otogar Tel: (+90-322) 428 20 47



Demiryolu: Adana demiryolu ile İç Anadolu , Antep ve Mersin'e bağlıdır.

Adana Garının şehir merkezine uzaklığı 1 km.' dir.

İstasyon Tel: (+90-322) 453 31 72



Havayolu: Havayolu Şakirpaşa HAva Limanı'ndan sağlanmaktadır. 2750 x 45m² ebadında her türkü gövdeli uçağın iniş ve kalkışına uygun bir piste sahiptir. Şakirpaşa Hava Limanı uluslararası trafiğe açıktır. Tarifli ve düzenli seferlerle direk olarak Almanya, K.K.T.C. ve Arabistan'a İstanbul üzerinden de tüm dünya ülkelerine dış hat seferleri yapılmaktadır. Yaz aylarında trafik yoğunluğuna paralel olarak charter seferleri bulunmaktadır.



Denizyolu: Adana il sınırları içerisinde uluslararası petrol ve yük taşımacılığına açık Botas Limanı ve Toros Gübre Fabrikaları Limanı bulunmaktadır.

GEZİLECEK YERLER



MÜZELER VE ÖRENYERLERİ



Adana Müzesi

Adres: Seyhan Cad. Adana

Tel: (322) 454 38 55

Faks: (322) 454 38 56



Adana Etnografya Müzesi



Adana Arkeoloji Müzesi



Adana Atatürk Müzesi



Misis Mozaik Müzesi



Anavarza (Dilekkaya Köyü) Ören Yeri: Adana�nın Ceyhan ilçesi, Kozan-Kadirli yolunun yaklaşık 20. km�sinde Dilekkaya köyü yakınındadır. Çukurova�nın ortasında birdenbire yükselen büyük bir kaya kütlesinin önünde kurulmuştur. Roma İmparatorluğu döneminde �Anazarbus� olarak anılmıştır. Kentin Roma imparatorluk devri öncesi tarihi hakkında hemen hemen hiçbir bilgi yoktur. Roma imparatorlarından Septimius Severus�un, Pescennius Niger ile yaptığı iktidar savaşı sırasında, Severus�un tarafını tutan kent, Severus�un 194 yılında galip gelerek imparatorluğun tek hâkimi olmasından sonra ödüllendirilerek tarihinin en parlak dönemini yaşamaya başlamıştır. M.S.204-205 yılında Kilikia, İsauria ve Likaonia eyaletlerinin metropolisi olmuştur. Anavarza, 408 yılında antik Kilikia eyaletinin baş kenti olmuştur. Şehrin Kalesi, Roma ve İslami dönemlere ilişkin izler taşımaktadır. Ören yerinde ayakta kalan kalıntılardan surlar, zafer takkı, kale, sütunlar ve mozaikli iki havuz görülmeye değer niteliktedir. Günümüzde açık hava müzesi olarak faaliyet göstermektedir.



Şar (Şar Köy) Ören Yeri: Toros Dağları üzerinde Adana�ya 210 km. uzaklıktaki Tufanbeyli ilçesinin 20 km. kuzeydoğusundaki Şar Köyü�nde yer almaktadır. Şar, Hitit döneminde �Komana� adıyla bilinen önemli bir merkezdir. Ayrıca Roma devrinden kalma açık hava tiyatrosu, Bizans devrinden kalma kilise ve mermer bloklardan inşa edilmiş 6 m. boyundaki "Ala Kapı" görülmeye değer eserlerdendir.



Misis (Yakapınar) Ören Yeri: Misis antik kenti, Ceyhan Nehri kenarında, tarihi İpek Yolu üzerinde kurulmuş, Adana�dan sonra gelen ikinci bir geçit durumundadır. Misis'in tarihi, antik kentin üzerinde bulunduğu ve Neolitik Çağ�a tarihlenen höyük ile başlar. Misis�i Truva kahramanlarından Mopsos�un kurmuş olduğu söylenmektedir. Hitit, Assur, Makedonya ve Seleukosların eline geçmiş, Roma ve Bizans devirlerinde de önemli bir merkez olmuştur. M.S. 8. yüzyıldan itibaren Abbasiler döneminde yeniden imar edilmiştir. 1517 yılından sonra Osmanlı Devleti�nin hâkimiyetine girmiş olan Misis�te bugün ayakta kalmış olan eserler M.S. 4. yüzyıla ait bir bazilikanın mozaik taban döşemeleri, dokuz gözlü bir taş köPage Rankingü, akropoldeki surlar, sukemerleri ve hamam kalıntıları ile Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalan Havraniye Kervansarayı ve tek kubbeli mescittir.



Magarsos Ören Yeri: Adana�nın sahil ilçesi Karataş�ta Dört Direkli mevkiindedir. Antik Kilikia�nın önemli kentlerinden olan Mallos�un dini merkezi olan Magarsos, tapınaklarıyla tanınmış, özellikle Büyük İskender�in dua ettiği Athena Tapınağı ile ün kazanmıştır. Deniz boyunca uzanan şehir surları, tiyatro, stadium, kilise ve hamam kalıntıları ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir.



Ayas (Aigaiai - Yumurtalık) Ören Yeri: Kurulduğu tarih tam olarak bilinmeyen Ayas (Aigaiai) antik kenti Helenistik devirde Bergama�daki gibi dünyanın üç asklepieion tapınağından biri ile ünlü idi. Roma imparatorluk döneminde gelişmesini devam ettiren Ayas, Ortaçağ�da doğunun Akdeniz�e açılan en önemli liman kentlerinden biri olmuştur.



Özellikle Ceneviz ve Venedikli tüccarlar Aigaiai Limanı�nda koloniler kurmuşlardır. Ünlü seyyah Marco Polo Çin seyahati için 1268 yılında bu limandan karaya çıkmış, seyahatini tamamladıktan sonra yine bu limandan gemiye binip Venedik�e dönmüştür. Ayrıca Ayas ve Atlas kaleleri, Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaptırılan üç katlı gözetleme kulesi, Osmanlı ve Roma hamamları kentin tarihi zenginliğini artırmaktadır.



Akören Ören Yeri: Toroslar üzerindeki Aladağ ilçesinin bir beldesi olan Akören yeni tespit edilmiş bir ören yeridir. Yapılan araştırmalara göre iki mahalleden oluşan ören yerinde ayakta kalmış dört adet kilise, yapı kalıntıları ve caddeler saptanmıştır. Kazılardan elde edilen yazıtların incelenmesinden burasının Roma devrinden beri yayla olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.



Ceyhan-Sirkeli Muvattali Kabartması ve Ören Yeri: Eski Misis-Ceyhan karayolu üzerinde yer alan Sirkeli köyünde Ceyhan Nehri kenarında bir kaya kütlesinin üzerinde bulunmaktadır.



Yakında Sirkeli Höyüğü bulunur. Hitit İmparatoru Muvattali, Mısır Firavunu Ramses ile yaptığı ünlü Kadeş Savaşı�na giderken buraya uğramış ve bu olaydan sonra Hititler tarafından bu yerin kutsallığına inanılmıştır. Muvattali kabartması Anadolu�daki en eski Hitit kabartması olması ile de ayrı bir öneme sahiptir.



Tepebağ Evleri: Eski Adana evleri, aynı adlı Tepebağ Höyüğü'nün üzerinde ve eteklerindedir. Tarihi sur içindeki Adana şehrinin yüzlerce yıllık kültürü burada saklıdır. Tepebağ Evleri'nin çoğu 18. yüzyılda yapılmıştır.

KALELER



Yılan Kale: Misis ile Ceyhan arasında, ovaya hâkim bir tepe üzerindedir. İç Anadolu�dan gelip Gülek Boğazı yoluyla Adana, Misis, Payas ve Antakya�dan geçen tarihi istila ve kervan yolunun üzerinde bulunan kale, dağ kaleleri zincirinin ilk halkasıdır. Halk arasında �Şahmeran Kalesi� olarak da bilinen kalede Şeyh Meran adlı bir kişinin yılan yetiştirip terbiye ettiği söylentisi yaygındır.



Dumlu Kalesi: Ceyhan�ın 17 km. kuzeybatısında Sağkaya bucağının Dumlu (Tumlu) köyünün batısında ve 75 m. kadar yükseklikteki sert kalkerli bir tepe üzerindedir. 12. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Çevresi 800 metredir. Sekiz burçludur. Ovaya bakan doğu köşesinde gözetleme kulesi bulunmaktadır. Tek kapısı doğuya bakmaktadır. Kale içerisinde yapı kalıntıları ve sarnıçlar yer almaktadır. Tepe etrafında kaya mezarları görülmektedir.



Kozan Kalesi ve Manastırı: Assurlular tarafından yaptırılmıştır. Kozan Kalesi (Sis) tarihi yol üzerinde stratejik yönden önemli bir konumdadır. 9. yüzyılda Abbasilerin, 11. yüzyılda Selçukluların ve daha sonra Haçlıların eline geçmiştir. Her üç yılda bir yapılan vaftiz yağı çıkarma törenleri nedeniyle, Hıristiyan dünyasının önemli merkezlerinden olmuştur.



KONAKLAR



Ramazanoğlu Konağı: Ramazanoğlu Halil Bey tarafından 1489 yılında yaptırılmıştır. Üç katlıdır ve kesme taştandır. Adana�nın en eski ev örneklerindendir. Harem bölümü ayakta olup, selamlık kısmı yıkılmıştır. Daha sonraki yıllarda tüccarların tuz pazarı kurması nedeniyle �Tuz Hanı� adı verilmiştir.



CAMİLER



Cami ve Kiliseler



Akça (Ağca) Mescit: Adana�nın en eski Türk yapısı olan Akça Mescit, 1489 yılında Türkmen Beyi Ağca tarafından yaptırılmıştır. Kapısı ve mihrabı göz alıcı üç sıra taş mermerle kaplıdır.



Bebekli Kilise: 1880-90 yılları arasında yapılan kilisenin esas ismi Saint Paul�dür. Kilisenin tepesinde Meryem Ana�nın 2.5 metrelik tunç heykeli bulunmaktadır. Heykelin bebeğe benzemesi nedeniyle halk arasında Bebekli Kilise olarak bilinir.



Büyük Saat Kulesi: Tarihi Ulu Cami Külliyesi içinde, 1882 yılında Vali Abidin Paşa tarafından yaptırılmıştır. Kesme taştan dikdörtgen kesitli 32 m. yükseklikte bir kuledir. Resmi dairelerin zamanlarını ve ezan vakitlerini göstermek için yapılmıştır.



HAMAMLAR



Çarşı Hamamı: Ramazanoğlu Piri Bey tarafından 1529 yılında yaptırılmıştır. Soğukluk, sıcaklık bölümü ve halvet odalarıyla klasik Osmanlı hamam mimarisinin tipik örneklerindendir. Giriş kapısındaki taş işçiliği ilginçtir.



KERVANSARAYLAR, BEDESTENLER



Kurtkulağı Kervansarayı: Kurtkulağı Kervansarayı, Ceyhan�ın 12 km. güneydoğusunda Kurtkulağı beldesindedir. 17. yüzyıl sonunda Hüseyin Paşa tarafından eski Halep kervan yolu üzerinde yaptırılmıştır. Büyük kesme taşlarla yapılmıştır. 23.60x45.75 m. boyutlarındadır. 1.80x2.15 m�lik kalın ayaklar ve kemerlerle örtülü odalar sivri kemerli ikişer pencere ile aydınlanmaktadır. Kervansarayın hemen yanında, aynı döneme ait ilginç bir mimarisi olan tarihi cami bulunmaktadır.



Bedesten: Eski Belediye Caddesi üzerindedir. Ramazanoğlu Halil Bey ve oğlu Piri Mehmet Paşa tarafından 16. yüzyılda yaptırılmıştır. �Kapalı Çarşı� olarak da bilinmektedir. Adana�nın en canlı ticaret merkezi olmuştur. Halen bu önemi sürmektedir.



KAPLICALAR



Termal

Bahçe ilçesindeki Haruniye Termal Turizm Merkezi, Aladağ yakınlarındaki Acısu içmesi, Ceyhan'daki Tahtalıköy, Kokarpınar içmesi ve Kurttepe içmesi çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan şifalı sulardır.



PLAJLAR



İlin Akdeniz kıyısındaki Karataş ve Yumurtalık ilçeleri kıyı turizmi açısından önemlidir.



YAYLALAR



Tekir, Bürücek, Aladağlar, Horzum Fındıklı, Hamidiye, Asar, Asmacık, Armutoluk, Belemedik, Meydan, Çamlıyayla ve Kızıldağ yaylaları eşsiz güzelliğiyle yayla turizmi için önemlidir.



KÖPage RankingÜLER



TaşköPage Rankingü: Adana Müzesi�ndeki kitabede mimar Auxentios tarafından 4. yüzyılda yapıldığı yazılıdır. 319 m. uzunluğunda ve 13 m. yüksekliğinde olan köPage Rankingü, yanlardan ortaya doğru büyüyen 21 yuvarlak kemerden ibarettir. Bunlardan ancak 14�ü sağlamdır. Ortadaki büyük kemerde iki aslan kabartması vardır.



KORUNAN ALANLAR



Yumurtalık Tabiatı Koruma Alanı

Konumu Doğu Akdeniz Bölgesinde, Adana ili, Karataş ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Saha; 16430 Ha. büyüklüğündedir.

Ulaşım Karataş-adana yolu ile Yumurtalık-Adana yoluyla ulaşılmaktadır. Tabiatı Koruma Alanı Karataş ilçe merkezine 35. km,Yumurtalık ilçe merkezine 30 km. mesafededir.

Özellikleri Seyhan-Ceyhan deltası, göl lagünleri, kıyı kumulları, barındırdığı bitki ve hayvan türleri, tarihi ve kültürel değerleri ile kompleks bir yapı oluşturmaktadır.

Sulak alan kompleksi, kuş göç yolu üzerinde bulunmakta olup, kışın kuş populasyonları çok yüksek değerlere ulaşmaktadır. Kuşların göçlerinin emniyetleri bir şekilde tamamlanması bakımından son derece önemli bir mevkiinde bulunmanın yanı sıra, soğuk kış şartlarında Orta Anadolu'daki göllerin donması su kuşlarına çok önemli bir kışlak görevi yapmaktadır.

Akyatan ve Ağyatan gölleri barındırdığı kuş türleri açısından Türkiye'deki "A sınıfı" niteliğindeki 19 sulak alandan 2'sini oluşturmaktadır. Ayrıca nesli tehlikeye düşmüş 2 tür deniz kaplumbağasının (Caretta caretta) ve özellikle (Cheloria Mydas) Akdeniz'de varlığını sürdürebilmesi açısından da bu alanlar önemlidir. Ayrıca Yumurtalık Lagünü ülkemizde Halep Çamının(Pinus Halepensis)'in nadir yayılış alanıdır.

Saha; Türkiye'nin Akdeniz kıyılarında yer alan 17 deniz kaplumbağası yuvalama alanlarından birisidir. Özellikle Akdeniz'de yok olma tehlikesi içinde bulunan Chelonia Mydas türü kaplumbağa için son sığınma alanlarıdır.



SPORTİF FAALİYETLER



Adana ili baraj gölünde sörf yapılmaktadır. Yaylalarda trekking ve atlı doğa sporu güzergahları mevcuttur. Bisiklet sürüşü için çok elverişli güzergahlar vardır. Seyhan ve Ceyhan nehirleri baraj gölleri olta balıkçılığı için uygun mekanlardır.

Av potansiyeli yüksek olan ilde Torosların yamaçlarında yaban keçisi, ala geyik ve karaca av hayvanı üretme sahaları kurulmuştur. Akarsularda bol miktarda alabalık yaşamaktadır.

Rafting için çok elverişli ırmaklarından biri olan Göksu, Adana il merkezine 121 km. mesafede olan Feke ilçesindedir.



KUŞ GÖZLEM ALANI



Aladağlar: Kuş Alanı, Tuzla Gölü Kuş Alanı, Akyatan Gölü Kuş Alanı, Ağyatan Gölü Kuş Alanı, Yumurtalık Lagünleri Kuş Alanı Adana İli sınırlarında bulunmaktadır.
*SuperGaZi isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-11-2009, 00:48   #7
*SuperGaZi
Administrator
 
*SuperGaZi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Bulunduğu yer: Paris
Mesajlar: 62.372
Teşekkürleri: 2.048
2.270 mesajına 2.760 kere teşekkür edildi.
*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough
Standart

Adana Genel Bilgi



Adana, Türkiye'nin güneyindeki Çukurova Bölgesi'nde Seyhan Nehri'nin kolay geçit veren yerinde kurulmuş ve Bölgenin merkezi olmuştur. Akdeniz kıyısından kuzeye doğru, Toroslar'ın güney yamaçlarına kadar uzanan Adana'nın doğusunda Gaziantep ve Kahramanmaraş, kuzeyinde Kayseri, batısında Niğde ve İçel, güneydoğusunda da hatay illeri yer almaktadır.

Bölgenin hemen hemen yarısı Toroslar'ın ve Antitorosların uzantıları ile kaplıdır. Niğde ile olan sınırını Orta Torosların bir parçası olan Ala Dağlar oluşturur. Bu dağlar Seyhan Irmağı'nın kollarından Zamantı, Körkün, Pozantı ile yer yer kesilir. Türkiye'nin en önemli akarsularından Seyhan ve Ceyhan ırmaklarınca da sulanır. Adana ovaları Toroslardan kaynaklanan bu ırmakların taşıdığı alüvyonlardan oluşmuştur.

Eski çağlardan beri askeri ve ticari yollar üzerinde bulunuşundan ötürü tarihin çeşitli dönemlerinde istilâlara maruz kalmıştır. MÖ.XV.yüzyılda kentin bulunduğu Kilikya bölgesi Hititlerin egemenliği altına girerek Hitit Federasyonu'ndan Kızwatna Krallığına bağımlı olmuştur. Kızwatna Krallığının bir şehri olan Adana'nın ismi Boğazköy'de ele geçen tabletlerde "Uru Adania" olarak geçmiştir. Bununla beraber çevrede Hitit dönemine ve Kral Asitavandas zamanına ait pek fazla bir bilgi bulunmamaktadır.

Kilikya Bölgesinin Akdeniz'e açılan koyları, zengin gümüş madenleri, ormanları ve bereketli toprakları Asurluların dikkatini buraya çekmiştir. Asurlular bir süre bölgeyi egemenlikleri altına almışlarsa da sonunda Kilikyalılar onlara karşı ayaklanmışlardır. MÖ.VI.yüzyılın ortalarında Kilikya Bölgesi ile birlikte Adana Perslerin eline geçmiş ancak, MÖ.333 yılında Büyük İskender'in Pers İmparatoru Darius'u Adana'nın doğusundaki Dörtyol-Payas Ovası'nda yenmesinden sonra Makedonyalıların egemenliğine geçmiştir. Büyük İskender İmparatorluğu'nun parçalanmasından sonra bölge Seleukosların payına düşmüştür.

Akdeniz korsanlarının, Roma deniz ticaretine ağır darbeler vurmasından ötürü, Roma buraya güçlü bir ordu göndermiştir. Romalılar ilk savaşta başarılı olamamışlar, Pompeus'un emrine bütün eyalet kuvvetleri verilmiş ve bunlara 500 savaş gemisi de katılmıştır. Romalılar korsanların kalelerini ele geçirmiş ve böylece Kilikya bölgesi Roma İmparatorluğu'nun topraklarına katılmıştır. İmparator Hadrianus MS.120-135 yıllarında Adana'ya önem vermiş ve burasını önemli bir ticaret merkezi haline getirmiştir. MS.395'de Roma'nın ikiye ayrılmasından sonra Adana, Doğu Roma'nın yönetimine girmiş, İmparator Iustinianus (527-565) zamanında şehir imar edilmiş, köPage Rankingüler, kemerler ve su yolları, hamamlar yapılmıştır.
MS.VII.yüzyılın ortalarında Arap akınlarının Anadolu'ya yönelmesinden sonra, Emevi halifesi Abdülmelik (685-705) şehri ele geçirmiş ve İslâm kültürünün kökleşmesinde etkili olmuştur. MS.XII.yüzyılda şehir Haçlılar tarafından istilâ edilmiş, zaman zaman Bizans ile Kilikya'daki Ermeni Prensliği arasında el değiştirmiştir. MS.XIII.yüzyılda Memlûklular Ermeni Prensliğini ortadan kaldırmış, Horasan'dan gelen oğuzların Yüreğir boyundan Ramazanoğulları Adana'ya yerleşmiştir. Ramazanoğulları Beyliği Osmanlı İmparatorluğu ile Mısır'ın Kölemen sultanları arasında sıkışıp kalmıştır.

Adana bölgesi Yavuz Sultan selim'in Mısır seferi sırasında (1517) Osmanlı topraklarına katılmışsa da, Ramazanoğlu Mahmut Bey'in Yavuz Sultan selim ile Mısır Seferine katılması ve Adana şehrinin anahtarını Ona vermesinden ötürü eyaletin yönetimi bir süre daha Ramazanoğulları'nın elinde kalmıştır. Ramazanoğulları babadan oğula geçen valilik sistemi ile Adana ve Çukurova bölgesini Osmanlı İmparatorluğu'na bağlı kalarak idare etmiştir. XIX.yüzyılın ilk yarısında Osmanlı İmparatorluğuna karşı isyan eden Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa Adana'yı ele geçirmiş, Kütahya Antlaşması (1833) ile Mısır'a bağlanmış, ardından yapılan Londra Antlaşması (1840) ile tekrar Osmanlı topraklarına katılmıştır.

1886’da Mersin-Adana demiryolunun açılması, pamuk tarımının ve kentin ekonomisinin canlanmasına, nüfusun artmasına neden oldu. Adana'da Ermeniler’in 1909’daki ayaklanma girişimleri bastırılmıştır.

I. Dünya Savaşı sırasında (1914-1918) Toros ve Gavurdağı tünelleri ve Bağdat demiryoluyla kent İstanbul ile Suriye arasında bağlantı sağlanmıştır. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra 24 aralık 1918’de Fransız birlikleri, işbirlikçi Ermeni çeteleriyle Adana’yı işgal etmişler, Türk milis kuvvetlerinin şiddete direnmesi, işgalcilerin önemli kayba uğramalarına neden olmuştur. 20 Ekim 1921’de imzalanan Ankara Itilafnamesi hükümleri uyarınca 5 Ocak 1922’de Fransız işgal kuvvetleri kentten çekilmiş ve Türkiye Cumhuriye'tinin bir İli olmuştur. 5 Ocak tarihi Adana’nin kurtuluş günü olarak kutlanmaktadir.
Adana’da günümüze gelebilen tarihi eserler arasında;

Tufanbeyli Şar Harabeleri, İlk ve ortaçağda önemli bir yerleşim merkezi olan Yüreğir ve yöresinde eski eser olarak köPage Rankingü ve höyük, yer mozaikleri ve su kemerleri, hamam ve kervansaray kalıntıları, Seyhan Tepebağ Höyüğü, Sirkeli Höyüğü, Mazılık Ören yeri ve Kalesi, Akören Kalesi, Postyağbasan Kalesi, Yılan Kale (Şahmeran Kale), Dumlu Kalesi, Feke Kalesi (XII.yüzyıl), Milvan Kalesi, Kozan Kalesi, Ayaş Kalesi, Bucak Kalesi, Anavarza Kale (MÖ.IX.yüzyıl), ve Romalılara ait su kemeri, tiyatro, saray, mabet, hamam kalıntıları, Anaşka Kalesi, Saimbeyli Kalesi, Yanık Kilise, Magarsus Antik Kilisesi, Pelesek Manastır Kalıntısı, St.Paul Katolik Kilisesi (Bebekli Kilise) (1880-1890), Saat Kulesi (1881), Süleyman Kulesi, Taş KöPage Rankingü, Yakapınar KöPage Rankingüsü, Kızıl Tabya, Ak tabya, Ceyhan Ulu Cami (1868), Muradiye Camisi, Seyhan Ulu Cami (1541), Yağ Cami (1501), Kemeraltı camisi (1599), Akça Mescit (Ağca Mescit) (1489), Hoşkadem Camisi(1448), Hasanağa Camisi (Hasan Kethüda Camisi) (1558), Bedesten (XVI.yüzyıl), Kurtkulağı Kervansarayı (1711), Durhasan Türbesi (1717-1720), Menzil Han (1782), Tarihi Han kalıntısı (1608), Çarşı Hamamı (1529), Irmak Hamamı, Gön Han Kalıntısı, Koyunevi Mozaikleri, Yer altı Şehri, Bahri paşa Çeşmesi (1890, 1993’te yeniden yapılmıştır) bulunmaktadır. Ayrıca Ramazanoğlu Konağı başta olmak üzere Türk sivil mimari örneklerinden evler vardır.
*SuperGaZi isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-11-2009, 00:48   #8
*SuperGaZi
Administrator
 
*SuperGaZi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Bulunduğu yer: Paris
Mesajlar: 62.372
Teşekkürleri: 2.048
2.270 mesajına 2.760 kere teşekkür edildi.
*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough
Standart

Adana Gezgin Gözüyle

AKÇA ( AĞCA ) MESCİT
Ulu Cami mahallesindedir.1409 yılında Türkmen beylerinden Ağca bey tarafından yaptırılmış olup, Adana’nın en eski Türk Yapıtıdır.Bir çok kez tamir görmüştür. Mihrabı süslüdür.Selçuklu Taş işçiliğinin Başarılı bir örneğidir.
ALEMDAR MESCİDİ: Başocak Mahallesi'ndedir. 17482de Alemdar Hacı Mustafa Hasan Ağa tarafından yaptırılmıştır.
ALİ DEDE MESCİDİ: Ali Dede Mahallesi'nde 82 sokaktadır.1704 de Urfa Valisi Mehmet Paşa tarafından Ali Dede adına yaptırılmıştır.1952 yılında yapılan onarımında batı duvarları yıkılmış yanına bir kemer ve bir yapı yapılarak büyütülmüştür. Kare biçiminde küçük bir kubbesi vardır.
CUMA FAKIH MESCİDİ: Ulu Cami Mahallesi'ndeki Kale Kapısı semtindedir. 1541’de Cuma Fakıh yaptırtmıştır. 1891'de Mehmet Zabit ve Mehmet Arif kardeşlerce onarılmıştır. Küçük ve basit bir yapıdır. Duvarlarında yuvarlak kemerli ikişer pencere vardır.
HASAN AĞA CAMİİ: Ali Ağa Mahallesi'ndedir. Klasik Osmanlı dönemi mimarisinin Adana'daki tek örneği sayılır. Camiyi 1558 yılında Ramazanoğlu Halil Bey'in kölesi Abdullahoğlu Hasan Kethüda ile azatlı kölesi Atike yaptırmıştır. Hasan Kethüda Camii adı ile tanınır. Planını Mimar Sinan'ın yaptığı söylenmektedir. Tek serefeli minaresi 1730 yılında yapılmıştır. 1813 yılında büyük bir onarım görmüştür. Kesme taştan yapılan cami, 10.70x10.70 M. Boyutundadır. Cami'nin Osmanlı Mimarisi biçimindeki yüksek kasnaklı büyük kubbesi, dört duvarın üzerine oturmaktadır. Giriş kapısının kuzey duvarı bitişiğinde Lale Devri üslubunu andıran oymalı süslemeler vardır. Müezzin mahfili ve mihrabı ağaçtandır. Siyah ve beyaz mermerlerle süslüdür. Mimberi de aynı cins mermerlerle yapılmıştır. Tek şerefeli minaresi kesme taştan sade ve klasik üsluptadır. Caminin güney duvarında 1671 yılında Adana'dan gelen Evliya Çelebi'nin imzasını taşıyan bir yazıt vardır. Ulu Cami'nin yapımını yöneten Hasan Kethüda, buradan artırdığı malzeme ile, daha güzel olan bu camiyi yaptırmıştır. Söylentiye göre, buna kızan Ramazanoğlu Piri Mehmed Paşa da onun başını kestirmiştir.
HASIR PAZARI MESCİDİ: Yağ Camisi yakınındaki Hasırpazarı Sokağındadır. 17. yüzyıldan kalma bir Osmanlı yapıtıdır. Çeşitli tarihlerde onarım görmüş sade bir yapıdır. Küçük bir kubbesi vardır.
KEMERALTI (Tarsuskapı) CAMİİ: Tarsuskapı'dadır (Küçüksaat Semti). Kapının kemerinden dolayı, bu camiye sonradan bu ad verilmiştir. Semt de bu caminin adını taşır. Ramazanoğlu döneminde (1548) Savcıoğlu Hacı Mustafa tarafından Savcıoğlu Camii adı ile yaptırılmıştır. Çeşitli dönemlerde onarım görmüştür. 1943 yılında, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onartılmıştır. Kesme taştan yapılmış küçük bir camidir. Kare biçimindedir. Kuzey ve doğusundaki son cemaat yerleri, ikişer küçük kubbe ile örtülüdür. Sade yapılı ve tek şerefeli minaresi caminin kuzeydoğu köşesindedir. Büyük kubbesi kiremitle kaplıdır. Bugün izleri bile kalmayan medresesinden bir yazıt, Adana Bölge Müzesi'nde bulunmaktadır.
KÜÇÜK MESCİD: Ziya Paşa Parkı'ndaki Ulu Cami'nin doğusundaki geniş alandadır. Akça Mescid'den sonra ikinci bir İslam yapıtıdır. 1942 yılında Ramazanoğlu Halil Bey yaptırmıştır. Ulu Cami yapılıncaya dek, bu mescidde namaz kılındığı söylenir. Yapılış tarihi, giriş kapısındaki yazıtta belirtilmiştir.
MEMİŞ PAŞA CAMİSİ: Sofubahçe Mahallesi'deki Valilik Binası yakınındadır. 1825 yılında Adana Valisi Memiş Paşa, eski Havutoğlu Mescidi'nin yerine yaptırmıştır.
MESTANZADE CAMİSİ: Mestanzade Mallesi'ndedir. 1682 yılında Ramazoğlu soyundan Mestanzade Hacı Mahmut Ağa yaptırmıştır. Kesme taştandır. 1948'de Helvacı Musaoğlu İsmail (Çankaya) minaresini yenilemiştir. Kare biçimlidir. Duvarlarında sivri kemerli ikişer pencere bulunmaktadır. Camiyi kurşun kaplı iki pencere örtmektedir. Pazar Caddesi'ndeki Mestanzade Hamamı, caminin vakfıdır.
ŞEYH ZÜLFA MESCİDİ: Hürriyet Mahallesi, Depo Caddesi'ndedir. 1844'de Şeyh Zülfa (Zilo) yaptırmıştır. Kesme taştandır. Kare biçiminde olpu, kirpi saçaklı küçük bir kubbesi vardır. Mihrabı sadedir. Şeyh Zülfa'nın mezarı mescidin bahçesindedir.
ULU CAMİİ: Adana'nın bu en büyük yapısı Ziya Paşa Parkı yanındadır. Selçuklu, Memlük ve Osmanlı üsluplarının karma ürünüdür. 1513 yılında Ramazanoğlu Halil Bey başlatmış, ancak 28 yıl sonra (1541'de) oğlu Piri Mehmed Paşa tamamlamıştır. Cami, Osmanlı dönemindede onarımlar görmüştür. Caminin duvarları, siyah ve beyaz mermer blorklarıyla süslüdür. Alanı, ön bahçesiyle birlikte, 32.50x34.50 m boyundadır. Cami temelinin, Ramazanoğlu Halil Bey”ce 1513 yılında atıldığı, her iki giriş kapısındaki Arapça yazılardan anlaşılmaktadır. Selçuklu üslubundaki batı kapısında iki yılan kabartmalı bir kubbe ile bir de yazıt bulunmaktadır. Kuzey duvarı üzerine oturtulmuş bir müezzin mahfili vardır. Kıble duvarı ve kara mermerle çevrili mihrabın üstü yarım ay biçimindedir. 16 ve 17. yüzyıl İznik çinileriyle kaplıdır. Beyaz mermer mimberdeki yazıtta Piri Mehmed Paşa'nın adı geçer. Caminin doğusunda 31.00x32.70 m boyutunda medrese Medrese (1540), güneydoğusunda Ramazanoğlu Türbesi (1541), Vakıf Sarayı (harem dairesi) ve Tuz Hanı (selamlık dairesi) , güneyinde Ziya Paşa Parkı ile, Ziya Paşa'nın mezarı vardır.
YAĞ (Eski) CAMİİ: Eski Belediye Caddesi'nde, Büyük Çarşı Semti'ndedir. Medrese kapısındaki yazıta göre, 1501 yılında Ramazanoğlu Halil Bey'in buyruğu ile, Ermeni Saint Jacgues Kilisesi'nden camiye çevrilmiştir. 1525 yılında minaresi 1558 'de Piri Paşa tarafından medresesi yaptırılmıştır. Camiye önceleri , Eski Cami denirdi. Sonra Yağ Camisi adını aldı. Selçuklu Ulu Camileri tipindedir. Son Cemaat yeri, diktörtgen biçiminde, dört sıra sütunla beş nef'e (sahn'a) ayrılmaktadır. Avlu Kapısı, bu sade caminin yanında bir anıt gibi büyük ve görkemlidir. Medsesesi dershane, mutfak, yatakhane ve çeşitli odalardan oluşur.
YENİ CAMİ: Özerler Caddesi'ndedir. Avlu kapısının üzerinde iki yazıt vardır. Bu yazıtlara göre, camiyi 1724 yılında Abdürrezzak Ankati, minariye de 1729 yılında Aptullah Bin Ali Paşa yaptırmıştır. Memlük mimarisi etkileri görülür. Cami, Antaki adıyla da tanınır. Tümüyle dikdörtgen biçimindedir. Güney duvarı taş işçiliğinin başarılı bir örneğidir. İki paye ve iki sütunun taşıdığı on kubbesi vardır. Son yıllarda önüne, geniş bir son cemaat bölümü eklenmiştir.
YEŞİL MESCİD: Tepebağ Mahallesi'ndedir. 1751 yılında Gencizade Hacı Mahmut yaptırmıştır. Kubbesini örten yeşil kiremitleri nedeniyle bu adla anılmaktadır. Sarı renkte kesme küfeke taşından yapılmıştır. Kare biçiminde ve tek kubbelidir. Adana yöresindeki klasik mescid tiplerinden biridir. 1941 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü”nce onarılmıştır. Yay kemerli giriş kapısı üzerindeki yazıtta adı geçen medreseden bugün iz kalmamıştır.
ULU CAMİİ MEDRESESİ: Ulu camii mahalsindeki Ulu cami külliysindedir. 1540'ta Ramazanoğlu Piri Mehmet paşa tarafından yaptırılmıştır. Avlu çevresınde medrese odaları ve iki büyük derslik vardır.
YAĞ CAMİİ MEDRESESİ: Büyük çarşıdaki Yağ camisinin avlusundadır 1558'de Ramazanoğlu Piri Mehmet paşa tarafından yaptırılmıştır. Saçakları o dönemin ahşap işçiliğinin güzel bir örneğidir.
ADANA ŞEHİTLİĞİ: Kurtuluş savaşında toplu halde şehit düşen 100 mücahit ile milis şehitleri burada gömülüdür. Yeşil oba mahalsindedir. 1955'de yaptırılmıştır.
RAMAZANOĞLU TÜRBESİ: Ulus caddesinde Ulu camii bitişiğindedir. 1541'de Piri Mehmet Paşa Ulu cami ile birlikte Ramazanoğlu beyleri için yaptırmıştır. 16 ve 17. y.y. çinileri ile kaplıdır. Türbenin duvarındaki bitki motifleri oyma taş işciliğinin özgün bir örneğidir.
ŞEHİT DURAN MEZARI: Ad*****n ilk hürriyet şehidi Duran’ın Fransızlara karşı savaşırken can verdiği sed boyundadır Mücahitler derneği tarafından halkın yardımı ile yapılmıştır.
ZİYA PAŞA MEZARI: Ziya Paşa Parkı'ndadır. Adana’da valilik yapan Şair Ziya Paşa'nın (1825-1880) mezarıdır. Mezarı 1881' de vali Abidin paşa yaptırmıştır Mezarın yanında Ramazanoğlu ailesinin altı köşeli ve kubbeli türbesi vardır.
BEDESTEN (ARASTA): Eski Belediye Caddesi'ndedir. 16. yüzyıl başında yapılmıştır. Ramazanoğlu dönemi yapısıdır. Küçük kapısı üzerindeki bir yazıta göre bedesteni Ramazanoğlu Halil bey ile oğlu Piri Mehmet paşa yaptırmıştır. 1850'de Adana valisi Kel Hasan tarafından onartılmıştır. Kapalı çarşı veya Büyük Çarşı adları ilede anılır.
GÖN HAN: 1530'da Ramazanoğlu Piri Mehmet Paşa yaptırmıştır. 360 dükkanlı ve bedestenlidir.Bu han tümü ile yıkılmış geriye kapısı kalmıştır. Yerine bugünkü vakıflar çarşısı yapılmıştır. Eski kapı 1960'da restore edilmiştir.Kesme taştan yapılmış olan bu kapı büyük sivri kemerlidir.Kemerin iki üst köşesine birer mührü Süleyman motifi işlenmiştir.
TUZ HAN: Ulu Camii mahallesindedir.Sülüsle yazılmış yazıtından Ramazanoğlu beyi Halil Bey’in yaptırdığı anlaşilmaktadır.Eskiden burada tuz satıldığından Tuz hanı adı ile anılmaktadır.Çeşitli onarımlar gören hanın bir bölümü yıkıktır.Batı köşesinde sivri kubbeli bir mescidi vardır.
ÇARŞI HAMAMI: Eski Belediye Caddesi'nde Saat Kulesi'nin karşısındadır. Adana hamamlarının en eskisi ve en büyüğüdür. 1529'da Ramazanoğlu Halil Bey'in oğlu Piri Mehmet Paşa yaptırmıştır. Son olarak Nuri Has tarafından tümü ile restore ettirilmiştir.Suyu büyük dolaplarla ve su olukları ile Seyhan Irmağı'ndan sağlanmıştır.
IRMAK (YALI) HAMAMI: Adana Hükümet Konağı yakınındadır. Ramazanoğlu Halil Bey tarafından eski bir Roma hamamının temelleri üzerine 1494'de yaptırılmıştır. Suyunu kıyısında olduğu Seyhan Irmağı'ndan alması nedeni ile Irmak Hamamı , Yalı Hamamı gibi adlarla anılmaktadır.
MESTAN HAMAMI: Pazarlar Caddesi'ndedir. 1682'de Ramazanoğulları'ndan Mestanzade Hacı Mahmud Ağa Mestanzade Camisi'nin bir vakfı olarak yaptırmıştır. Çevresinde su sarnıçları vardır.
YENİ HAMAM: Sarı Yakup mahallesinde 86 sokaktadır. 1720'de Musahalıoğlu Mustafa yaptırmıştır.
VAKIF SARAYI: Ulu cami ile Tuz Hanı yanındadır. Adana’nın en eski evi olarak bilinir. Ramazanoğlu Beyliği döneminden kalma bir Harem dairesidir. Giriş kapısındaki yazıttan Ramazanoğlu Halil Bey'in 1495'te yaptırdığı anlaşılmaktadır. Yavuz Sultan Selim’in ve IV. Murad’ın burada üçer gece kaldıkları bilinir. Bir çok kez onarılmış ilk biçimini yitirmiştir.
ATATÜRK ANITI: Atatürk Parkı'ndadır. 1935'de heykeltıraş Ali Hadi Bara tarafından yapılmıştır. Atatürk’ü yüksek taban üzerinde ünüforması ve elinde kılıcı ile canlandırmaktadır. Çevresinde Kurtuluş Savaşı Adanası'nı anlatan heykelcikler yer almıştır. Bunlardan birisi Adana’nın kurtuluşunda nişanlısı şehit düşen bir kızın er olarak savaşa katılışını yansıtır. Bir başkası ,Türk Ordusu'nun kente girişinde bir kızı bayrağı öperken göstermektedir.
SAAT KULESİ: Hükümet Meydanı'ndadır 1881'de Adana Belediyesi'nce yaptırılmıştır. Yapımı Ziya Paşa tarafından başlatımış, ölümü üzerine Vali Ağabeydin Paşa ve Belediye Başkanı Hacı Yunus Ağa'nın yardımı ile bitirilmiştir. Kulenin yapımında Adana’da sürgün bulunan astronomi bilgini Hacı Bekir Sırrı’nın etkisi olmuştur. 1920'de saat kısmı yıkılmış 1925 de Almanya’dan alınan saatlerle bu günkü durumuna getirilmiştir.
MİSİS KÖPage RankingÜSÜ: Yakapınar (misis) ilçesinde Ceyhan ırmağı üzerinde bir Roma köPage Rankingüsüdür. IV. yüzyılda büyük Constantinus’un ortanca oğlu Roma İmparator’u II.Flavius Julıus Constantinus yaptırmıştır. Adana’daki Taş köPage Rankingü ileyaşıttır.VI. yüzyıl ortalarında Bizans İmparatoru Justinianus tarafından onartılmıştır. 9 gözlü bir Taş köPage Rankingüdür. Eski Adana Halep karayolu buradan geçmektedir. Lokman Hekimin ölümsüzlük ilacını bu köPage Rankingüde düşürdüğü söylenir.
TAŞ KÖPage RankingÜ: Adana Kalesi'nin doğusunda Seyhan ırmağı üzerindedir.Seyhan KöPage Rankingüsü ya da Eski KöPage Rankingü denir.Yüzyıllar boyunca Avrupa ile Asya arsında kervanlarla ordulara önemli bir geçit yeri olmuştur. 117-118 yılları arasında Roma İmparatoru Hadrianus yaptırmıştır. Adana bölge müzesindeki bir yazıttan köPage Rankingüyü IV. yüzyılda mimar Auaentios’un yaptığını öğreniyoruz. KöPage Rankingü VI. y.y. ortalarında büyük bir onarım görmüştür. Son onarım 1949'da yapılmıştır. KöPage Rankingü 319 m. Uzunluğunda ve 13 m. yüksekliğindedir. Yanlardan ortaya doğru büyüyen 21 yuvarlak kemerden 14’ü sağlamdır. Ortadaki büyük kemerde iki aslan kabartması vardır.
ADANA ATATÜRK MÜZESİ

Müze binası, Seyhan Caddesi üzerinde 19.yy. da yapılmış geleneksel Adana evlerindendir. İki katlı, çıkmalı, kırma çatılı, kâgir bir yapıdır. Bu özellikleri nedeniyle yapı Bakanlıkça "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı" olarak tescil edilmiş ve koruma altına alınmıştır. 15 Mart 1923'te Atatürk eşi ile birlikte Adana'ya geldiğinde, Ramazanoğulları'ndan Suphi Paşa'ya ait olan bu binada ağırlanmışlardır. Bina Atatürk Bilim ve Kültür Müzesi Koruma ve Yaşatma Derneği'nce zamanın Kolordu Komutanı Bedrettin Demirel'in önderliği ve halkın yardımıyla kamulaştırılıp restorasyonu yapılmış ve 1981 yılında Müze Müdürlüğü'ne bağlı bir müze olarak hizmete açılmıştır.
Atatürk'ün Adana'ya gelişi her yılın 15 Martında resmî törenle bu binada kutlanmaktadır.
Alt Kat: Çalışma Odası: Kurtuluş Savaşı sırasında ve sonraki yıllarda çıkan yerel gazetelerden Yeni Adana, Türk Sözü, Çukurova, Dirlik gazetelerinin yer aldığı bölümdür.
Kütüphane: Osmanlıca ve Türkçe (Latin harfleriyle) yazılı 2000'e yakın kitap vardır. Kitapların çoğu bağış yoluyla sağlamıştır.
Üst Kat:
Sofa: Emekli subay Nevzat Duruak tarafından yapılmış olan Atatürk'ün mumdan heykeli yer almaktadır.
Yatak Odası: Pirinç karyola, sim işlemeli yatak, masa örtüsü, ayrıca Maraş işi iki koltuk ve elbise dolabı bulunmaktadır.
Çalışma Odası: Maraş işi koltuk, masa, sandalye, telefon, dolap ve Atatürk' ün portresi bulunmaktadır.
Basın Odası: Vitrin içerisinde Yeni Adana Gazetesi'nin ciltlenmiş Pozantı nüshaları ve çalışanlarının çerçeveli resimleri bulunmaktadır.
Mücahitler Odası: Gani Girici'nin ve bazı mücahitlerin portreleri, Gani Girici' ye ait madalya ve Atatürk'ün ölüm anına, 9:05'e ayarlanarak durdurulmuş bir saat bulunmaktadır.
Oturma Odası: Cevizden sandalye, nargile, madeni mangal, kilim ve halılar bulunmaktadır.

Hatay Odası: Atatürk Adana'ya geldiğinde, Ayşe Fıtnat hanımın başkanlığında bir grup Fransız işgalindeki Hatay'dan gelerek Atatürk' ün huzuruna çıkmış ve ona siyah gül hediye etmiştir. Buna karşılık, Atatürk de "Kırk asırlık Türk yurdu düşman elinde kalamaz." demiştir. Bu olayı anlatmak için mankenler konmuştur. Ayrıca ceviz oymalı sehpa, Türk bayrağı ve Hatay'dan gelen heyetin çeşitli boylarda fotoğrafları bulunmaktadır.
Silah Odası: Cins ve ebatları değişik tüfekler, tabancalar, paşa apoleti, Atatürk' ün doğduğu evin maketi, Anıtkabir'e Osmaniye'den giden taşın numunesi ve vitrin içerisinde çeşitli yıllara ait madeni paralar bulunmaktadır.
Yaver Odası: Atatürk'ün yaverinin kaldığı oda içerisinde pirinç karyola, sim ve gümüş işlemeli yatak örtüsü, ceviz kaplamalı elbise dolabı, madeni ibrik ve leğen bulunmaktadır.
Kuva-yi Milliye Odası: Atatürk, İsmet İnönü ve Kuva-yi Milliye döneminde emeği geçen ve Kuva-yi Milliye hareketini başlatanların büstleri bulunmaktadır.
Atatürk Müzesi pazartesi günleri hariç diğer günler ziyarete açıktır. Türk öğrenci ve askerleri müzeyi ücretsiz olarak ziyaret etmektedirler.
Kayalıbağ Mah. Seyhan Cad. No: 59
Tel : (0322) 359 78 66
Faks : (0322) 454 38 56

ADANA ARKEOLOJİ MÜZESİ

Adana'nın ve bütün Çukurova'nın tarihi eserlerinin sergilendiği Müze, Cumhuriyetin ilanından hemen sonra 1924 yılında kurulmuştur. Bu nedenle Türkiye'nin en eski on müzesinden birisidir. İlk olarak çevredeki sütun, sütun başlıkları ve lahitlerin Polis Dairesinde toplanmasıyla kurulan Müze, Adana'lı Alyanakzade Halil Kamil Bey'in müdür olarak atanması ve başarılı çalışmaları sonunda, 1928'de TaşköPage Rankingü'nün başındaki şimdi yıkılmış olan Cafer Paşa Camii'nin Medresesi'nde ziyarete açılmıştır. 1950 yılında, KuruköPage Rankingü'de şimdiki Etnografya Müzesi'ne taşınmıştır. Özellikle Tarsus/Gözlükule (1934), İçel/Yumuktepe (1936), Ceyhan/Sirkeli (1938) ve Yüreğir/Misis (1958) höyüğü kazılarında bulunan, Çukurova'nın ilk çağlarına ait seçkin eserler müzede toplanmıştır.
ADANA ETNOGRAFYA MÜZESİ
İl merkezinde, KuruköPage Rankingü mevkiindeki 1845 yılında yapılmış ve terkedilmiş kilise binası 1924 yılından sonra müze olarak düzenlenmiştir. 1972 yılında eserlerin yeni müze binasına taşınmasının ardından kilise restore edilmiş, 1983 yılında ise Etnografya Müzesi'ne dönüştürülmüştür.
Taş Eserler
Bahçede kûfi, sülüs ve nesih hatla yazılmış kitabe ve mezar taşları teşhir edilmektedir. Güney ve kuzey kısımda sade, sikke başlıklı, mecidiye tipi, kavuklu, fes ve barok başlıklı, 17. yy.'dan kalma Osmanlı kadın ve erkek mezar taşları yer almaktadır. Bunlar arasında yörenin ileri gelenlerinden Adana Valisi Süleyman Paşazade Ahmet Paşa, Karaisalı Kaymakamı Hasan Fevzi Bey, Adana Askeri Alaybeyi Miratizade İbrahim Bey, Adana Defterdarı Sofyalı Mustafa Bey, Orman Başmüfettişi Akif Efendi'ninkiler de vardır.
Batı kısmında Türk-İslâm eserlerine ait kitabeler sergilenmektedir. Bunlar arasında Misis hanı, Adana Vilayet konağı, Bahripaşa çeşmesi, TaşköPage Rankingü ve Misis köPage Rankingüsü tamir kitabeleriyle Osmanlı devlet arması da bulunmaktadır.
Istar Bölümü
El dokuma tezgâhları, ıstar, mekik, kirkit, yay, ılkıdır, kirmen, çıkrık ve duvarda kilim örnekleri yer almaktadır. Yörük Çadırı
Kurulmuş halde kara kıl çadır, içinde çeyiz çuvalları, yerde keçeler, kilimler, duvar yastıkları, fener, keklik kafesi, hızman, tüfek ve barutluk. Çadırın önünde deri çarık ayakkabı, ağaç su kabı, dibek, yayık, haviye ve kaşıklık. Çadırın sol tarafında deri yayık başında Türkmen kızı, el değirmeni, duvarda eli belinde koç boynuzu motifli kilim yer almaktadır.
Şark Odası
Ortada bir mangal ve giyinmiş kuşanmış Türkmen kızı mankeni bulunmaktadır. Duvarda ise geyik derisi ve yazılı bakır tepsi vardır.

Panolar
Toroslarda yaşayan aşiretlerin el dokuma, cicim, zili, sumak, ilikli, düz dokuma kilim örnekleri, halı, heybe, seccade, yastık örnekleri teşhir edilmektedir. Ayrıca keçe seccade ve çeyiz çuvalı vardır.
ADANA BÖLGE MÜZESİ: 1924'de Alyanak Zade Halil Kamil Bey tarafından TaşköPage Rankingü yöresindeki Cafer Paşa Camisinin medresesinde açılmıştır. Birkaç yıl sonra KuruköPage Rankingü semtindeki yaklaşık 200 yıllık Rum kilisesine taşınan müze ek bir bina ile genişletilmiştir. Müzenin 1937ler'deki müdürü Ali Rıza Yalkın ,Çukurova’nın etnoğrafyasını kapsayan kapsayan yeni bir bölüm açmıştır. Bu bölüme Toroslardaki Yörük oymaklarının kullandığı eşyalar,çalgıları vb. konmuştur. 1960'da yeni bir cadde açılırken bu açık hava müzesi kaldırılmıştır. Adana bölge müzesinde Neolitik, Kalkolatik, Bronz,Proto-HititYunan ,Rma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalma yapıtlar çoğunluktadır. Ayrıca az sayıda Asur,Fenike ve Ermeni yapıtları da vardır.Yapıtların çoğu kazılarda meydana çıkartılmıştır. Halkın bulup getirdikleri ile birlikte sayıları 18.000'ni bulmaktadır. Müzenin değişik konularda 2.280 cilt kitapla, 449 ciltlik Şer’i Mahkeme sicilleri Koleksiyonu kapsayan bir kitap’lığı’da vardır. Adana Bölge Müzesi 1970 de bu günkü büyük binaya taşınmıştır.
MİSİS MOZAYIK MÜZESİ: 1959 'da Misis höyüğünün batı yönündeki sırtta açılmıştır. Adana Bölge Müzesi'ne bağlıdır. Buradaki mozaikler, Prof. Bossert ve Dr.Ludwing Budde tarafından bulunmuştur. Bu mozaikler IV y.y. Geç Roma dönemi ürünü bir bazalikanın tabanını kaplamaktaydı. Stilize bitki motifleri ile doğal görünüşleri ile işlenmiş insan ve hayvan figürleri, bulunan mozaikler Nuh’un Gemisini canlandırmaktadır.
KARATEPE AÇIK HAVA MÜZESİ: Kadirliye 23 km. uzaklıktaki müzede İ.Ö. 8.yüzyılda Hükümdar Asistavandas’ın kendi adını vererek kurdurttuğu kale ve kent kalıntıları sergilenmektedir. Yapıtlar bulundukları yerde bırakılmış üzerleri saçakla örtülmüştür.
*SuperGaZi isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-11-2009, 00:49   #9
*SuperGaZi
Administrator
 
*SuperGaZi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Bulunduğu yer: Paris
Mesajlar: 62.372
Teşekkürleri: 2.048
2.270 mesajına 2.760 kere teşekkür edildi.
*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough
Standart

Adana Sözlü Tarih

BİR ADANA EFSANESİ

ŞAHMERAN VE LOKMAN HEKİM EFSANESİ
Vaktiyle, binlerce yılanın yaşadığı bir mağaraya yanlışlıkla giren bir adam, yılanlar tarafından padişahları Şahmeran'a götürülür. Şahmeran adama canını bağışlayacağını ancak kendisini misafir etmek zorunda olduğunu söyler. Yerini bilen birini serbest bırakarak kendi hayatını tehlikeye atmak istememektedir. Şahmeran ona çok iyi davranır. Adam bir dediği iki edilmeden bütün ihtiyaçları sağlanarak yaşamakta, günlerinin büyük bölümünü Şahmeran'la sohbet ederek geçirmektedir. Ne kadar rahat da olsa, gerçek dünyadan uzak bir mağarada süren bu hayattan sıkılan adam, bir gün yeryüzüne dönmek için Şahmeran'dan izin ister. Şahmeran adama güveninin tam olduğunu, yerini kimseye söylemeyeceğine inandığını belirterek gitmesine izin verir. Ancak kendisini gördüğü için vücudunun pul pul olacağını, bu yüzden vücudunu kimseye göstermemesi gerektiğini de tembih eder.
Yeryüzünde normal hayatına dönen adam, Şah-meran'ı gördüğünü hiç kimseye söylemez. Bu arada padişahın kızı hasta olmuş, tedavisi için bütün ülke seferber edilmiştir. Kızın iyileşmesini en çok isteyenlerden biri de vezirdir. Gerçek amacı kızla evlenip oğlu olmayan padişahın yerine ülke yönetimini ele geçirmek olan vezir, bütün büyücüleri toplayarak, bu hastalığa çare bulmalarını ister. Büyücülerden birisi, Şahmeran'm bulunup öldürülmesi ve vücudundan alınacak bazı parçaların kaynatılıp içirilmesi durumunda kızın iyi olacağını söyler. Şahmeran'ı bulabilmek için de vücudu pullu kişilerin aranması gerektiğini ekler. Vezir ülkedeki herkesi zorunlu olarak hamama götürüp soydurarak, Şahmeran'ı gören kişiyi bulur. Adam, Şahmeran'ı öldüreceğini vaat ederek mağaraya gider. Şahmeran'a bütün gerçekleri anlattıktan sonra, ne yapması gerektiğini sorar. Şahmeran: "Ölümümün senin elinden olacağını zaten biliyordum" diyerek kendisini öldürmesini, ancak bunun gizli tutulmasını ister. Çünkü öldüğü duyulursa, dünyadaki bütün yılanlar, insanlardan öç almaya kalkacaklardır. Daha sonra: "Kuyruğumun suyunu kaynat ve vezire içir ki kısa zamanda ölsün. Gövdemin suyunu kaynat ve kıza içir ki iyileşsin. iç ki Lokman Hekim olasın" diye ekler. Adam biraz da buruk bir şekilde bunları dinler. Şahmeran yılanlara, adamın misafiri olarak gideceğini, çok uzun yıllar dönmeyeceğini, kendisini merak etmemelerini söyler ve yeryüzüne çıkarlar. Adam Şahmeran'm dediklerini yapar. Vezir ölür, kız iyileşir, kendisi de Lokman Hekim olur KAYNAK:Yrd.Doç.D r. Refıye Şenesen
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Görevlisi.
GÜLEK BOĞAZI'NDAKİ EJDERHA İLE KRAL KIZININ EFSANESİ
Toros Dağlan'nda bulunan Gülek Geçidi'nde, bir kızla ejderhaya benzetilen şekillerle ilgili olarak şu efsane anlatılır:
Çok eski çağlarda Toros Dağları'nın tepesinde bir kral kızı yaşarmış. Dağların çevresi çok sık bir ormanla çevrili olduğu için buralarda dolaşmak tehlikeliymiş. Çünkü ormanda büyük bir ejderhanın yaşadığı söylenirmiş. Kral da kızma sık sık çevreyi tek başına dolaşmamasını söylermiş. Günlerden bir gün, kızın canı çok sıkılmış ve ormanda dolaşmaya karar vermiş. Bir süre gezdikten sonra dik ve sarp bir kayalığın üzerine oturarak Gülek Boğazı'nı seyretmeye başlamış. Birden büyük bir gürültü duymuş. Aşağı baktığında kayalıklardan ejderhanın geldiğini görmüş. Ne yapacağını şaşırmış. Kurtulamayacağını anlayınca: "Allah'ım, beni ejderhaya yem yapacağına burada taş yap daha iyi." diyerek Tanrıya dua etmiş. Kızın
duasını kabul eden Tanrı hem kızı hem ejderhayı orada taşa çevirmiş. KAYNAK:Yrd.Doç.D r. Refıye Şenesen
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Görevlisi.

TAŞKÖPage RankingÜ'NÜN KURULUŞ EFSANESİ
Adana'da, Seyhan Nehri üzerinde bulunan tarihi TaşköPage Rankingü'nün kurulması ile ilgili olarak birçok söylenti vardır. Bunlardan bir tanesi de şöyledir:
Adana'da bir padişah yaşarmış. Padişahın kızı bir yılanın ölümüne sebep olmuş. Bu yılanın eşi, kızı öldürmek için peşine düşmüş. Padişah bunun farkına varmış. Kızını tanıdığı birisinin evine saklamış. Evden çıkması yasak olan kız, bir gün dayanamayarak bahçeye çıkmış ve elma toplamaya başlamış. Bunu gören yılan, kızı sokarak öldürmüş. Padişah da kızının anısına TaşköPage Rankingü'yü yaptırmış. Halk bugün bile padişahın, yıkıldığında yeniden yaptırılabilsin diye köPage Rankingünün altına para ve altın koyduğuna inanır
KAYNAK:Yrd. Doç. Dr. Refiye Şenesen
Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. TDE Bölümü

ULUCAMİ EFSANESİ
Adana'nın tarihi camilerinden Ulucami, Ramazanoğulları tarafından yaptırılmıştır. Caminin yapımı ile ilgili olarak şöyle bir efsane anlatılır:
Ramazanoğlu'na bir gece düşünde, cami yaptırmasını söylerler. O da bu günkü Ulucami'yi yaptırmaya karar verir. Caminin temeli atılır. Bir gece yine düş görür. Kendisinden çocuğunun kanını caminin temeline akıtması istenir. Ramazanoğlu'nun bir tek erkek çocuğu vardır ama, "Allah bir tane daha verir." Diyerek O'nu kurban etmeye karar verir. Temeli atan ustalara:
"Çocuğumun kanını temele akıtın ama ben görmeyeyim. Kanlı gömleğini getirin yeter" der. Ustalar "Bey'in bir tane çocuğu var o da kesilmez" diyerek, yoldan geçen garip, bir çocuğu keserler. Kanlı gömleğini Bey'e götürürler. Aradan zaman geçer. Bey, çocuğunun ölmediğini anlar. Temel atan ustaları çağırır ve hangi çocuğun kanını akıttıklarını sorar. Oradan geçen garip bir çocuğun kesildiğini öğrenince ustalara kızar.
*SuperGaZi isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-11-2009, 00:49   #10
*SuperGaZi
Administrator
 
*SuperGaZi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Bulunduğu yer: Paris
Mesajlar: 62.372
Teşekkürleri: 2.048
2.270 mesajına 2.760 kere teşekkür edildi.
*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough*SuperGaZi is a jewel in the rough
Standart

Adana Cami ve Mescitleri


Ulu Cami (Seyhan)

Ulu Cami, Ramazanoğullarından Halil Bey tarafından 1527’de yapımına başlanmış, 1544’de de oğlu Piri Mehmet Bey tarafından tamamlanmıştır. Adana’nın Ziya Paşa Parkı’nda bulunan bu caminin yanında türbesi, medresesi ve meşruta evleri bulunmaktadır.

XVI.yüzyılda yapılan bir Osmanlı eseri olmasına rağmen mimari yapısında Emevi, Selçuklu, Memluklu etkileri de görülmektedir. Caminin duvarları siyah ve beyaz renkli mermer taş bloklarından yapılmıştır. 32.50x34.50 m. ölçüsündeki camiye doğu ve batısındaki iki ayrı kapıdan girilmektedir. Siyah ve beyaz renkli mermer taş blokları ile yapılmış olan her iki giriş kapısında da Ramazanoğlu Halil Bey’in temellerini attığını belirten h.913 (1513) ve h.948 (1541) tarihli kitabeleri bulunmaktadır. Bunlardan Selçuklu üslubunda yapılmış olan batı kapısında iki yılan kabartmasının bulunduğu bir kubbesi ile bir yazıt daha dikkati çekmektedir. Caminin ibadet mekanını örten büyük kubbe 12 köşeli bir kasnağa oturmuştur. Kıble duvarı XVI.yüzyılın İznik çinileri ile süslü olup, buradaki mihrabın üstü yine aynı şekilde İznik çinileri ile bezenmiştir. Oldukça sade beyaz mermerden minberinde h.916 (1520) tarihi ile Piri Mehmet Paşa’nın ismi okunmaktadır. Doğu kapısının yanında tek şerefeli, üzeri saçakla örtülü minaresinin gövdesi dört köşe bir kaide üzerine, sekiz köşeli renkli taşlardan yapılmıştır.

Caminin doğu bitişiğinde 29x30 m. Ölçüsündeki medrese 1540 yılında güneydoğusundaki Ramazanoğlu türbesi 1541 tarihinde yapılmıştır. Caminin yanında Vakıf Sarayı ve Tuzhanı bulunmaktadır. Kaynaklarda Vakıf Sarayı’nın harem dairesi, Tuzhanının da selamlık olduğu yazılıdır. Yapı topluluğunun güneyindeki Ziya Paşa Parkı’nda Ziya Paşa’nın mezarı bulunmaktadır.


Eski Cami (Yağ Camisi) (Seyhan)


Ramazanoğulları döneminde XV.yüzyılda şehrin merkezinde, eski Belediye Caddesi’nde Büyük Çarşı denilen semttedir. Bertrandon da la Brokiel bu caminin olduğu yerde St.Jean Kilisesi’nin bulunduğunu belirtmiştir. Evliya Çelebi de bu camiden söz ederken aynı yerde eski bir kilisenin olduğunu yazmıştır. Bugünkü cami Selçuklu mimarisi özelliğini göstermektedir. Eski kilisenin temelleri ve kalıntıları üzerine oturtulan bu caminin mihrabının eski apsisden kaldığı sanılmaktadır. Selçuklu üslubunu yansıtan sarı taştan son derece görkemli bir giriş kapısı bulunmaktadır.

Caminin medrese kapısındaki yazıta göre Ramazanoğlu Halil Bey’in isteği ile 1501’de, kiliseden camiye dönüştürüldüğü, 1525’te minaresi, 1558’de Piri Mehmet paşa tarafından medresesinin yaptırıldığı öğrenilmektedir. Selçuklu Ulu Cami plân düzeninde olup, ibadet mekânı dikdörtgen biçiminde dört sıra sütunla beş nefe ayrılmıştır.



Yeni Cami (Seyhan)


Adana Özeller Caddesi’nde bulunan bu caminin avlu kapısı üzerindeki iki yazıttan 1724’te Adana’nın zenginlerinden Abdülrezzak Antaki’nin camiyi, 1729’da Abdullah bin Ali Paşa’nın da minaresini yaptırdığını öğreniyoruz. Halk arasında Antaki ismiyle de tanınan bu camide Memluklu mimarisinin etkileri açıkça görülmektedir.

Dikdörtgen plân düzeninde, kesme taştan caminin güney duvarı taş işçiliği ile dikkati çekmektedir. İbadet mekânı iki paye ve dört sütunun taşıdığı 10 küçük kubbe ile örtülüdür. Yakın tarihlerde de caminin önüne oldukça geniş bir son cemaat yeri eklenmiştir.Güneybatı yönünde şerefesi saçakla örtülü, gövdesi zikzak süslemeli minaresi bulunmaktadır.



Akça Mescit (Seyhan)


Ramazanoğulları’ndan Akça Ağa tarafından 1409 yılında yaptırılmıştır. Cami 1770, 1830, 1867 ve 1959 yıllarında önemli onarımlar geçirmiştir. Selçuklu mimari özelliklerinin açıkça görüldüğü bu camide, giriş kapısı çevresini kuşatan bordürler tam bir Selçuklu eseridir. Ayrıca buradaki taş süslemeler ile geometrik şekiller arasına yerleştirilmiş kuş figürlerinin de dini bir yapıda kullanılmış olması oldukça dikkat çekicidir.

Büyük ölçüde köfeki taşından yapılan bu cami, dış görünüşü itibarı ile aynı zamanda bir türbeyi andırmaktadır. İbadet mekânı 7.30x7.30 m. ölçüsünde kare plânlıdır. İbadet mekânının üzeri yüksek bir kasnak üzerine oturan bir kubbe ile örtülüdür. Giriş kapısı üzerinde dört satırlık h.1184 (1770) tarihli onarım kitabesinde Hasan Ağa tarafından yeniden onarıldığı yazılıdır.


Hasan Ağa (Hasan Kethüda) Camisi ( Seyhan)

Ali Ağa Mahallesi’nde Yağ Camisi’nin arkasındadır. Ramazanoğlu Halil Bey’in kölesi Hasan Kethüda ile diğer azatlı köle Atike tarafından 1558 yılında yaptırılmıştır. Yapının mimarı bilinmemekle beraber bazı kaynaklarda Mimar Sinan’ın eseri olduğu belirtilmişse de, bu konu açıklık kazanamamıştır. Cami 1813 yılında büyük bir onarım görmüştür.

Kesme taştan yapılmış olan cami, dört yuvarlak sütunun taşıdığı üç kubbe ile örtülü iki bölüm halindedir. Bunlardan camiyi örten büyük kubbe dört duvar üzerine oturmaktadır. Son cemaat yeri iki bölüm halindedir. İbadet mekânı 10.70x10.70 m. ölçüsündedir. Müezzin mahfili ve mihrabı ağaçtan olup, siyah ve beyaz mermerlerle bezenmiştir. Tek şerefeli minaresi kesme taştan klasik üslupta olup, 1730’da yapılmıştır. Giriş kapısının kuzey duvarı bitişiğinde Lale Devri’nde yapılmış bezemeleri andıran oymalı süsler dikkati çekmektedir.

Caminin ilk kitabesi yerinde bulunmamaktadır. Adana’dan 1671’de geçen Evliya Çelebi’nin imzalı bir yazıtı caminin güney duvarındadır. Caminin bahçesinde Piri Mehmet Paşa tarafından öldürülen Hasan Ağa’nın mezarı bulunmaktadır. Ulu Caminin yapımını yöneten Hasan Kethüda buradan arttırdığı malzemeyle, ondan daha güzel olduğu söylenen bu camiyi yaptırmıştır. Söylentiye göre buna kızan Piri Mehmet Paşa Onun başını kestirmiştir.

Hoşkadem Cami (Kozan)

Kozan İlçesi’nde çarşı içerisindedir. Memluklu Emiri Abdullah Hoşkadem tarafından 1448’de yaptırılmıştır. Ulu Cami plân düzeninde olan bu yapı Memluk mimarisi üslubundadır.

Kesme taştan dikdörtgen plânlı caminin giriş kapısı renkli mermerlerle süslü olup, içerisi çok az sayıda pencere ile aydınlatılmıştır. Zeminden yüksek olan camiye on bir basamaklı bir merdivenle çıkılmaktadır. Tek şerefeli minaresi yakın tarihlerde yapılmıştır.


Kurtkulağı Camisi (Ceyhan)

Adana ili Ceyhan İlçesi’ne 30 km. uzaklıkta, Eski Halep kervan yolu üzerinde bulunan Kurtkulağı Camisi, kuzey duvarındaki kitabesinden öğrenildiğine göre h.1010 ( 1601) yılında Haydar Ağa tarafından yaptırılmıştır. H.1070 (1659) yılında yanına bir de kervansaray eklenmiştir.

Kesme taştan yapılmış olan cami iki bölümden meydana gelmiş olup, dikdörtgen planlıdır. Önünde duvarlarla çevrilmiş olan küçük avlunun kıble yönünün üzeri de kapatılmış ve eyvanlı yazlık bir bölüm haline getirilmiştir. Caminin ikinci bölümünü oluşturan dikdörtgen planlı bölümün üzerini iki büyük sekizgen kasnaklı kubbe örtmektedir.

İbadet mekânında iki sıra halinde altışar sütun bulunmaktadır. Caminin dikkat çeken bölümü ilk yapılışına ait olan minaresidir. Kuzeydoğu köşesinde, avlu giriş kapısı üzerinde küçük ölçüdeki bu minare bugün yeni yapılmış olan minare ile büyük bir tezat oluşturmaktadır. Minarenin boyu öylesine kısadır ki şerefe çıkıntısı caminin beden duvarları ile aynı düzeydedir. Caminin kuzeybatı köşesinde 1960’lı yıllarda yapılmış olan briket minare bulunmaktadır.



Ulu Cami (Ceyhan)


Camiyi Koban göçmenlerinden Abdülkadir Ağa 1868’de yaptırmıştır. Mimari yönden önemi olmayan bu cami, 1946 yılında genişletilmiştir. Duvarları tuğla ile örülü olup, son eklemelerle kubbe sayısı 15’ten 25’e çıkarılmıştır.


Cuma Fakih Mescidi (Seyhan)

Ulu Cami Mahallesi’nde Kale Kapısı semtindedir. Cuma Fakih tarafından 1541’de yapılan camiyi, Mehmet Zabit ve Mehmet Arif kardeşler 1891’de onarmışlardır. Küçük ve basit bir yapı olup, duvarlarında yuvarlak kemerli ikişer penceresi bulunmaktadır.



Alemdar Mescidi (Seyhan)


Başocak Mahallesi’nde Alemdar Hacı Mustafa Hasan Ağa tarafından 1748’de yaptırılmıştır. Üzeri kubbe ile örtülü, kare plânlı küçük bir camidir. Duvarlarında ikişer penceresi vardır. Mihrabındaki zikzak bordür dışında herhangi bir süsleme elemanına rastlanmamaktadır.



Ali Dede Mescidi (Seyhan)


Ali dede Mahallesi’ndedir. Urfa Valisi Mehmet Paşa tarafından 1704’te, Ali Dede’nin adına yaptırılmıştır. Kare biçiminde tek kubbeli, küçük bir cami olup, 1952 yılında batı duvarı yıkılarak yanına kemerli bir yapı eklenmiş ve cami büyütülmüştür. Son cemaat yeri sivri kemerlerle birbirine bağlanmış sütunlar üzerine oturtulmuş küçük kubbelerle örtülüdür.



Hasır Pazarı Mescidi (Seyhan)


Yağ Camisinin yakınında Hasır Pazarı Sokağı’ndadır. XVII.yüzyıldan kalan bu caminin banisi bilinmemektedir. Klasik Osmanlı mimarisi üslubunda kare plânlı, küçük kubbeli bir camidir.



Memiş Paşa Camisi (Seyhan)


Sofubahçe Mahallesi’nde Valilik binasının yakınındadır. Adana Valisi Memiş Paşa tarafından 1825’te yaptırılmıştır. Bu caminin bulunduğu yerde eskiden Havutoğlu Mescidi bulunuyordu. Mimari yönden önem taşımamaktadır.



Mestanzade Camisi (Seyhan)


Mestanzade Mahallesi’ndedir. Ramazanoğulları’ndan Mestanzade Hacı Mahmut Ağa tarafından 1682’de yaptırılmıştır.

Kesme taştan kare planlı bir cami olup, üzerini küçük bir kubbe örter. Duvarlarında sivri kemerli ikişer pencere bulunmaktadır. Helvacı Musaoğlu İsmail (Çankaya) 1948 yılında minaresini yenilemiştir. Ayrıca Pazar Caddesi’ndeki Mestanzade Hamamı da bu caminin vakfıdır.



Şeyh Zülfa Camisi (Seyhan)


Hürriyet Mahallesi, Depo Caddesi’ndedir. Şeyh Zülfa (Zilo) tarafından 1844’te yaptırılmıştır. Kesme taştan kare plânlı olup, küçük bir kubbe ile üzeri örtülüdür. Mihrap ve minberi oldukça sadedir. Şeyh Zülfa’nın mezarı da mescidin bahçesindedir.



Yeşil Mescit (Seyhan)


Tepebağ Mahallesi’ndedir. Gencizade Hacı Mahmut tarafından 1751’de yaptırılmıştır. Kubbesini örten yeşil kiremitlerden ötürü de halk arasında Yeşil Mescit olarak tanınmaktadır.

Sarı renkli kesme köfeki taşından olan cami, kare plânlıdır ve üzeri tek kubbe ile örtülüdür. Adana Müzesi’nce 1941’de, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından da 1965 yılında onarılmıştır. Caminin yuvarlak kemerli giriş kapısı üzerindeki h.1165 (1751) tarihli iki satırlı yazıtta ismi geçen medreseden bugün hiçbir iz kalmamıştır. Ayrıca caminin kıble duvarı üzerinde de iki yazıt daha bulunmaktadır.


Sabancı Merkez Camisi (Seyhan)

Adanalı olan Hacı Sabancı, il merkezindeki meydanda 1988 yılında Sabancı Merkez Camisi’nin temellerini atmış, caminin yapımı sürerken Hacı Sabancı’nın ölümü üzerine ailesi tarafından tamamlanmıştır.

Caminin 65.000 m2’lik arsası Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından Türkiye Diyanet Vakfı’na devredilmiş, Adanalı hayırseverlerin de maddi katkıları ile cami 1998’de tamamlanmıştır.


Klasik Osmanlı mimari üslubunda inşa edilen cami Sultanahmet Camisi ile Selimiye Camisi’nin özelliklerini yansıtmaktadır. İbadet mekânını 32 m. çapında 54 m. yüksekliğinde bir kubbe örtmektedir. 6 minareli olup, 16 şerefelidir. İbadet mekânını örten kubbe, yarım ve çeyrek kubbelerle desteklenmiştir. Ayrıca çevre duvarlarındaki vitraylı pencerelerle içerisinin aydınlatılması sağlanmıştır.

Kemeraltı Camisi (Seyhan)

Adana ağabeydin paşa Caddesi’nde Tarsus Kapısı denilen yerde bulunan Kemeraltı Camisi, Savcıoğlu Hacı Mustafa isminde bir kişi tarafından 1599 yılında yaptırılmıştır. Caminin yapıldığı dönem Ramazanoğlu Piri Paşa’nın emirliği zamanına rastlamaktadır. Bugün Adana Müzesinde bulunan bir kitabeden öğrenildiğine göre caminin yanında bir de medrese vardı. Ancak bu medrese günümüze ulaşamamıştır.

Kemeraltı Camisi oldukça sade bir yapı olup, kesme taştan kare planlıdır. Caminin kuzey ve doğu cephelerinde üzerleri kubbeli son cemaat yeri bulunuyordu. Son derece sade olan bu caminin içerisinde önemli bir bezemesi olmadığı gibi minaresi de yanında, kesme taş kaide üzerinde tek şerefeli ve yuvarlak gövdeli idi.


Tuz Hanı Mescidi (Seyhan)

Adana Ulu Camisi’nin bulunduğu yerde olan Tuz Hanı’nın günümüze yalnızca avlusu ile mescide bitişik hamamı gelebilmiştir. Mescit XV.yüzyılın ikinci yarısında yapılmıştır.

Cami kare planlı olup, üzerini yüksek kasnaklı sivri külahı andıran bir kubbe örtmektedir.
*SuperGaZi isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiket
adana, nasıl gidilir, ne yenir, nerde kalınır, resimleri


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları Arama
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıAçık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:41 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
GoFrm